,
ZigZag
BEE-KONUK: BALERİNBEEANNE
ZigZag

Balerinbianne, bir günlüğüne  “BalerinBEEAnne” oldu ve benim sorularımı cevapladı…Annelikten, baleden ve İstanbul’dan bahsetti…Uyku konusunu da atlamak elbette olmazdı:) Sevgili Tuğçe’ye çok teşekkürler vakit ayırıp BeeAnne’nin konuğu olduğu için…2016-08-31-photo-00000030-1

Biraz kendinden bahseder misin?  

Hangi yönümle başlasam şimdi tam olarak bilemedim. Öncelikle 28 yaşında yarı zamanlı öğretmen, tam zamanlı bir anneyim. 4 yıllık evliliğimizin 2 yaşında erkek bir meyvesi var:) Çocukluk tutkum olan hobimi meslek seçtim. Kendimi bildim bileli bale ile içiçeyim ve çocuklara karşı ilgim büyük. Sanırım bu nedenle, işimde ve evde çocuklarla olmak hayatımın doping kaynağı.

Anne olduktan sonra, Balerinbianne oldun ve Tuğçe’de neler değişti?  

Oğlumun hayatımıza girmesi köklü bir değişimdi aslında hem benim, hem ailemiz için. Hamileliğimde en çok sorulan “bale yapmaya ve anneliğe birlikte devam edebilecek misin?” idi ve ben ikisini de birlikte yürüteceğime o zamanlardan kararlıydım. Şimdiki en büyük katkısı, tüm ders programlarım ona endeksli, artık sahneye çıkmayı bıraktım. Onun uyku vaktinde, uyuma aşamasında yanında olmak en büyük hayalimdi çünkü. Eğitmenliğe keskin bir geçiş yaptım ve sonra kendime değil ona alışveriş yapmaya başladım. Vazgeçilmezim olan kuaförüme daha az uğrayan bir kadın oldum. Tutkunu olduğum tüm deodorant ve parfümlerimden emzirme sürecim boyunca vedalaştım.

Neler en çok seni zorladı anne olduktan sonra?
UYKUU? Evet, en çok uykusuzluk beni zorladı. Sık emzirme, koynumda uyuma krizi vs. İlk dönemlerde beni oldukça zorladı. Yüzüstü uyumayı seven ve başka türlü asla rahat edemeyen bir uykucuydum. Annelikte ilk değiştirmem gereken bu oldu. Sırtüstü uyumaya alıştım (en çok da emzirirken). Lohusalığımın 20. gününde ise işbaşı yapmam gerekiyordu, öğretmenliğe kesintisiz devam. Geceleri sık emzirme ve bez değiştirme nöbetleri, uykuya tekrar dalma sürecim derken ardında yine uyanma vakti döngüsü ile zombi kıvamında bir öğretmene dönüşmüştüm. Ama buna da alıştı bedenim elbet. Ruhumda bedenimde baleden gelen sıkı ve disipline şartlara alışkın olduğu için Poyraz Ada’nın sınavlarını yadırgamadı desem yeridir.
Aslında Poyraz Ada çok uykusuz bir çocuk değildi. Ama zaman zaman uykuya direndiği ve saatlerini şaştığı oluyordu elbette. Uyku düzeni ve eğitimi konusuna çok merakım olduğu için oldukça araştırmış ve okumuştum. Hatta hala gözüm gibi sakladığım bir zamanların furyası olan kitaplarım da var. Çok çıkmaza girdiğim olmadı ama eğitmenlerin sırlarını da hep aklımın bir kenarına yazdım?
Sence İstanbul’da anne olmak nasıl? Şehir olarak zor bir şehir malum, seni neler zorluyor bu şehirde bebekli hayatta?
İstanbul’da doğdum büyüdüm ama anne olduktan sonra bu şehre karşı endişelerim oldukça arttı. Güzellikleri kadar, tehlikesi de fazla bir şehir. Beni en çok metrobüs zorluyor. Hatta bu konu ile ilgili talihsiz bir seyahat maceramı blogumda yazdım ( http://balerinbianne.blogspot.com/2016/04/bebek-araban-toplaypda-bin-metrobuse.html ). Genç kitle yer vermekten ya da yardımcı olmaktan çok uzak. Çocukluyuz diye eve tıkılacak değiliz ya şekerim☺️ bu çocuğun etkinlik yerlerine gitmesi var, hastane kontrolü, doğumgünü partisi var…
ccccc
Haklısın, maalesef daha duyarlı olunması gerekirken; bazen bizi zorlayan durumlarla karşılaşıyoruz anne olarak. Biraz da baleden bahsedelim mi? Peki baleye nasıl ve hangi yaşta başlanmalı? Her çocuk biraz da olsa bale yapabilir mi yoksa bu bir fizik-yetenek işi mi? 
Biyolojik olarak başlanması gereken yaş 3. Bizim ülkemizde bazı kurumlar 4 yaş itibari ile kayıt alıyor. Çocuğun tam konuşmaya başlamış olması, bezi bırakmış olması gözönünde bulundurularak 3 veya 4 diye değişiyor. Ben kesinlikle 3 yaşı öneriyorum! Bu yaşlarda kemikler yavaş yavaş sertleşme yolunda olduğu için her çocuk esneyebilir. Allah bizi öyle muazzam bir anatomi ile yaratmış ki, eğitim ile hepsi mümkün fakat; en önemli unsur çocuğun bu konudaki hevesi! Hevesi olmayan çocuğa aşılamak için elbette denenir ama zorlanmasından hiç doğru bulmuyorum.
Bale sence bir çocuğa neler katar ? 
Kız çocuk için de, erkek çocuk için de en büyük kazanım disiplin ve dik duruş. Bunun yanısıra paylaşmayı, sıra beklemeyi,     dershane içerisinde ses tonunu ayarlaması gerektiğini, selam vermeden derse girip çıkamayacağını, şart tutulmuş kıyafet dışında kullanım yapamayacağını…Kısacası bir çok şeye sadık kalması gerektiğini öğreniyor ve hepsi birer disiplin unsuru bakıldığında.
Anladım…aBalerinbianne olmanın avantaj ya da dezavantajları oldu mu anne olarak? 
Balerinbianne olmanın sosyal ağlardaki dezavantajından bahsedeyim hemen?İlk önyargı “havalıdır kesin!” Balerinse bizimle konuşmaz, yazışmaz. Halbuki inanılmaz sosyal bir insanım ve asla insan seçmen, statülere göre hiç ayırmam. Onun dışında çok sempati ile bakan mesleğimden hoşlanan annelik ile birleşmesini ilginç bulanlar da çok sayıda. Anneliğin bana kattığı, bu kimliğin kazandırdığı çok insan oldu. Çevremi daha da genişletti diyebilirim.
Erkek çocukların bale yapması konusunda farklı kriterler var mı kız çocuklara kıyasla? 
Eğitim anlamında şartları daha farklı. Gel gelelim ülkemizdeki önyargı sebebi ile baleye başlayan erkek sayısı da gitgide azalmakta. Ama başlama yaşı, sınıflandırma kriterleri vs. birçok kriter aynı. Mesleki anlamda ve hobi eğitimi olarak erkek anneleri tarafından günümüzde tercih edilmeyen bir dal.
Sevgili Balerinbianne, çok teşekkürler vaktin ve güzel sohbetin için….
BA-Circular-Watermark