,
ZigZag
UYKU, BİRAZ UYKU… BÜTÜN İSTEĞİM BUYDU…
ZigZag

Bebeğiyle ilk yılını geçiren anneler içinde bu şarkıyı sık sık mırıldanmayan var mı? Ben kendi adıma, “bir daha ne zaman deliksiz bir gece uykusu uyurum acaba?” diye düşündüğüm günleri anımsıyorum. Oğlum Ali şimdi 6 yaşında ve yıllardır mışıl mışıl uyumakta. Ancak birlikte geçirdiğimiz ilk yılın hatıralarında bol bol uykusuzluk var.

İtiraf etmem gerekirse, çocuk psikoloğu bir anne olarak bu konuda zorlanacağımı hiç düşünmemiştim. Hiç bir konuda zorlanacağımı düşünmemiştim ya gerçi, o da deneyimin önemini azımsamaktanmış sanırım. Oğlum doğduğu anda adeta yıllardır okuduğum her kitap, edindiğim tüm bilgi birikimi silindi ve kocaman bir annelik balonunda yaşamaya başladım. Annelik balonunun hisleri, bilginin verdiğinden daha farklıydı elbette. Bilgim bana ‘Ağlamasında bir sakınca yok, o kendini böyle ifade ediyor.’ dese de anneliğim kıyamamaya daha yatkındı. Bilgim kendi kaynaklarıyla uyumayı öğrenmesinin onun adına ne kadar faydalı olacağını söylüyordu, ancak kulaklarımdan taşan annelik, gece her uyandığında onu emzirerek uyutmak istiyordu. Hatta Ali 5 aylık olup uyumak için memeye bağımlı hale gelmeye başladığında kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum: ‘Ne olacak canım, geceleri 2-3 kez uyanır emziriverirsin, anneliğin de bu kadar zorluğu oluversin!’ Ama benzer deneyimleri yaşayan herkes gibi ben de anladım ki, zorluklar o kadarcıkla kalmıyor. Aylar geçip oğlum büyüdükçe, algıları geliştikçe, memede uyuma deneyimi artıp sahip olduğu tek uyku eşleşmesi haline gelince gece kalkmaları sıklaşmaya, yeniden uykuya dalışları uzamaya başladı. Sonunda 11 aylık olduğunda tipik gece akışımız, 45 dakikada bir uyanma ve uzun süreler tekrar uykuya dalamama haline döndü. İşte o günlerden birinde, içimdeki psikolog Burcu, anne Burcuyla haşin bir konuşma yaptı. Ona dedi ki:

  • Canımın içi anne Burcu.. Aylardır uyku eğitimini erteliyorsun, neden? Aman daha erken, ben zorlanayım o zorlanmasın, yeter ki uyusun. Peki ne oluyor? O uyuyamadığı için ağlıyor, sen uykusuz olduğun için gerginsin. Ertesi gününüz gece 10 kere uyanmaktan sürünerek geçiyor. Zorlanmasın dediğin oğlun uykusuzluktan baygın, keşfetmeye harcayacağı enerjiyi uyanık kalmaya harcıyor, keyifsiz, tahammülsüz üstelik gündüzleri de uyumakta sıkıntı çekiyor. Ya sen? Akşam saatleri yaklaştığında eyvah uyku saati geliyor, acaba yine kaç saatte uyuyacak, gece kaç kere kalkacak diye endişelenmiyor musun her gün? Oğlunla keyifle oynamaya harcayacağın enerjiyi neden geceleri debelenerek geçiriyorsun? E peki, şimdi zorlanmıyor musunuz? Söyle bakalım o zaman, nedendir bu erteleme? Yeni bir beceri öğrenirken birkaç gece zorlanmasın diye, aylarca sürecek ve günlük hayatlarınızın kalitesini bozacak bir sıkıntıyı tercih mi ediyorsun?

Teraziye koyup tartınca aslında tablonun ne kadar net olduğu ortada. Yeni doğdukları zaman o kadar savunmasız ve minikler ki, hiç bir konuda zorlanmalarına kıyamıyoruz. Ancak bazı konular var ki, çocuklarımızı korumaya çalışırken aslında zıt yöne doğru ilerleyebiliyor, daha çok zorlanmalarına neden olabiliyoruz. Bunun farkına vardığımda, Ali’yle uyku eğitimine başladık. 3 gece sonra deliksiz uyumaya, bir hafta içinde de gündüz uykuları yoluna girmeye başladı. Ve bugün bana uykusuzluktan yakınan yeni anne olan arkadaşlarıma dediğim gibi, uykusuzluk uzak ve tatlı bir anı şimdi:)

Uyku Eğitimi, temel tanımıyla bebeğinize kendi kaynaklarıyla uyumayı öğrenmesi konusunda destek olmak. Size ve bebeğinize uygun olan metod mutlaka vardır. Ama asıl önemli olan bu konudaki kararlılığınız. Kararlı ve kendinden emin durmanızı etkileyen engel, bebeğinize zarar vermekten korkmanız ise eğer, bir düşünün. Gece deliksiz uyuyup enerjisini geri kazanamayan bir bebek ve uykusuzluktan tahammül sınırı düşmüş, gergin bir anne gün içinde ne kadar işlevsel olabilirler?

Zaman zaman sizinle buradan uyku ve uyku eğitimi ile ilgili sıkça merak edilen konulardaki düşüncelerimi paylaşacağım. Ağlama, anne ve bebek arasındaki bağ, güven hissi, uykunun önemi veya yaşanan diğer zorluklarla ilgili merak ettikleriniz için takipte kalın.

,
ZigZag
KALİTELİ UYKU İÇİN BESLENME
ZigZag

Uyku konusunda yapılan çalışmalarda yetişkinlerin en 6-8 saat aralığında uyumaları gerektiği vurgulanıyor. Kaliteli bir uyku, sağlık ve beslenme arasında ise sıkı bir ilişkinin olduğu görülüyor. Uykusuzluk veya kalitesiz bir uyku vücutta kortizol hormonunun artmasına sebep oluyor, kortizol hormonunun artışı ise stress, yağ % artması, inflamasyon, diyabet, akne, dermatit, egzema , alerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır.

Kaliteli bir uyku uyumak için beslenmenize de dikkat etmelisiniz:

1 – Dolu bir mide ile yatağa gitmeyin
Ana yemekten 4, ara öğünden ise 2 saat sonra uyuyun.

2 – Süt yerine kefir
Gece ara öğününde süt içmek çok kişinin alışkanlığıdır. Toplumun büyük bir bölümünde laktoz intolaransı vardır ve gece içeceğiniz süt şiş bir mide ile yatağa girmenize sebep olabilir. Bu yüzden şişkinlik riski olmayan süt yerine probiyotik yoğurtları veya kefiri tercih edin.

3 – Muz yerine elma
Muz gibi yüksek şeker ve glisemik indeksine sahip meyveler yerine elma tarzında daha hafif ve şeker oranı az olan meyveleri tercih ediniz.

4 – Bitki çayı tüketin
Bal ve limon ile hazırlanmış bitki çaylarını yatmadan önce içmeyi tercih edin. Özellikle rezene, yasemin, ıhlamur, melisa çayları iyi birer alternatiftir.

5 – Çay ve kahveyi kesin
Yatmadan 2 saat önce çay ve kahve içmeyin. Içeriğinde ki kafein uykuya dalmanızı engeller ve taşikardiye sebep olur.

6 – Sıvı alımını dağıtın
Gece yoğun sıvı alımı uykunun bölünmesine sebep olur bu yüzden sıvı alımını gün içine dağıtın.

7 – Akşam sebze tercih edin
Akşam yemeklerinde zor sindirilen, ağır ve yağlı besinler yerine zeytinyağlı sebze, yoğurt, salata ve hafif karbonhidratları tercih edin. Karbonhidrat olarak kepekli pirinç, kepekli makarna ve bulgur tercihiniz olsun

,
ZigZag
EN GÜZEL YENİDOĞAN BEBEK FOTOĞRAFLARI İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?
ZigZag

Doğum, Bebek, Çocuk ve Aile Fotoğrafçısı Yeşim Saraçer, profesyonel olarak yenidoğan fotoğrafları çektirecek olanlar veya yeni doğmuşbebeğinin fotoğraflarını bizzat çekmeyi düşünenler için dikkat edilmesi gerekenleri özetledi.

instagrambebek-800x500Profesyonel yenidoğan çekimi, bebeğin doğumundan sonraki ilk 2 hafta içinde yapılmalıdır. Bu dönem bebeğinizin bol bol uyuduğu bir dönemdir ve bebeğin uyuduğu fotoğraflar çok sevilir. Diğer yandan bebeğinizin “kendi imkanlarınızla” fotoğraflarını çekmenin en güzel tarafı, zaman kısıtıolmadan, bebeğin rutinine telaşsız bir şekilde uyarak, ve hatta bu ilk 2 haftalık dönemden sonra bile bebeğin uyuduğu kareler yakalama imkanısunmasıdır.

Öncelikle yenidoğanınız varsa ve onun sosyal medyada sıkça rastladığınız ve öykündüğünüz fotoğraflarını çekme niyetindeyseniz, sabırlı olmalı, mümkünse yardım almalı ve önceden plan yapmalısınız. “Mışıl mışıl” uyuyan bir bebek fotoğrafında ısrarcıysanız bebeğin öncelikle kendini huzurlu ve konforlu hissetmesi gerekir. Peki bunu nasıl sağlayacaksınız?

1.       Bir planınız olsun. Hamileliğinizin evde geçirilen son haftalarında bu konuya kafa yorarak örneğin çok beğendiğiniz kareleri pinterestte bir pano oluşturarak saklayabilir ve bunlar için gerekli saç bandı / örtü gibi aksesuarların alışverişini önceden yapabilirsiniz. (Bebeğiniz doğduktan sonraki ilk günler buna vaktinizin olmayacağından emin olabilirsiniz!)

2. Hamilelik döneminde yenidoğan fotoğrafçınızı da seçmeniz iyi fikirdir. Bu kişi doğum fotoğrafçınız olabileceği gibi başka bir fotoğrafçıyla da anlaşabilirsiniz. Beğendiğiniz kareleri önceden onunla paylaşarak içlerinden birlikte seçim yapabilirsiniz. Eğer bebeğinizi siz fotoğraflamayıdüşünüyorsanız evde size yardım edecek birinin bulunması çok önemlidir.

3. Çekim için belirlediğiniz tarihte hazırlığınızı önceden yapın. Kullanacağınız örtüler, aksesuarlar, çekimi gerçekleştireceğiniz oda ve ışık gibi detayları son dakikaya bırakmamalısınız. Fotoğrafçınız evinize geldiğinde ilk önce bu hazırlıkları yapacaktır zaten. Ayrıca ortam ısısının bebeğe göre ayarlanması gerektiğini unutmayın. Bunun için sadece tüm evi ısıtmak yerine sadece bebeğin yakınında kullanmak üzere mobil ısıtıcılardan yardım alabilirsiniz.

4. Fotoğraflarda ışık her zaman çok önemlidir. Yenidoğanınızı profesyonel ışık gerekmeden de doğal pencere ışığıyla çekebilirsiniz. Burada önemli konu ışığın bebeğe 45 derecelik bir açıyla ve üstten gelmesidir. Alt taraftan gelen bir ışık güzel bir sonuç vermeyeceği gibi direkt yüzüne gelen ışık da hem bebeği rahatsız edebilir hem de bebeğin yüzünde parlamaya neden olabilir. Evinizin büyükçe bir penceresi olan odasını belirleyip pencereden gelen ışık fazla güçlüyse beyaz bir tül perdeyle ışığı hafifletebilirsiniz.

5. Son dakikaya bırakılacak tek konu bebeğinizin emzirilmesidir. Çekim öncesinde bebeğinizin karnının çok iyi doymuş olası gerekiyor. Bunu da en son hazırlık adımı olarak yaparsanız bebeğiniz en derin uykusundayken daha rahat bi çekim gerçekleştirebilirseniz.

6. Bebeğinizi çıplak veya sadece beziyle çekebilirsiniz. Veya yumuşak, esneyebilen ama tüysüz bir örtü yardımıyla onu saralayabilirsiniz. Emzirme yastığınızı bir pufun ya da sertçe bir minderin üstüne koyun. Bunun üzerine sade, desensiz bir örtü koyarak bebeğinizi yerleştirin. Ve onu farklıpozisyonlarda çekmeye başlayın. Bebeğin burun içlerini görmediğiniz açılar daha iyi olacaktır. Yanlız önemli bir uyarı, bebeğin güvenliğini riske sokacak hiçbir pozu denemeyin ve denetmeyin!

Yenidoğan fotoğraflarında sadece uyuyan bebeğin fotoğraflanacağını kim söylemiş! Bebeğiniz uyanıkken veya kendinizi ve yakınlarınızı da çekime dahil ederek bu çok nadir anları tüm aileniz için kalıcılaştırın…

Sevgilerimle,

,
ZigZag
GEBELİK VE DİYABET
ZigZag
Gebelikte başlayan kan şeker yüksekliğine gestasyonel diyabet, gebelik öncesi dönemde de var olan Tip 1; Tip 2 diyabete de pregestasyonel diyabet denir.
Gestasyonel diyabet, gebeliklerin %2,2-%8,8’inde görülmektedir. Fazla miktardaki glukoz anneden bebeğe geçerek, bebeğin aşırı büyümesine(makrozomi), solunum yetmezliğine, kalp fonksiyonlarında bozulmaya neden olmaktadır. Makrozomik bebekte, normal vajinal  yoldan doğum; omuz çıkıklarına, bebeğin doğum kanalında sıkışarak solunum yetmezliğine neden olacağından sezeryan doğum tercih edilmelidir. Bu tarz gebeliklerde, bebekte doğumdan sonraki dönemlerde obezite, metabolik senPREGNANT-WOMANdrom, Tip 2 diyabet ; annede de Tip2 diyabet ve metabolik sendrom  gelişme riski artmaktadır.
Pregestasyonel diyabeti olan kadınlarda gebelik ile ilişkili komplikasyonlar diyabeti olmayan kadınlarla karşılaştırıldığında daha fazla oranda görülmektdir. Tip 1 ve Tip 2 diyabetle gebeliklerde düşükler, erken doğum, kan basıncında yükselmeler olabilmekte; fetüste de konjenital anomaliler, solunum ve kalp ile ilgili sorunlar artmaktadır.
Günümüzde gestasyonel diyabet tanısında sıklıkla iki aşamalı test önerilmektedir. Gebeliğin 24-28.haftalarında 50 gr glukoz yükleme testi yapılmalıdır. Şüpheli sonuç durumunda ikinci adımda  ise 100 gr şeker yükleme testi yapılmaktadır. Gestasyonel diyabet tedavisinde ilk aşama medikal nutrisyon yani sağlıklı beslenme programı ve egzersiz uygulamasıdır. Anne adayı, düzenli kan şekeri takibine alınmalıdır. Diyet ve egzersizle glisemik hedeflere ulaşamayan hastalarda ek tedavi olarak insülin tedavisi önerilmektedir. Pregestasyonel diyabette ise tedavi insülin tedavisidir.how-to-control-your-diabetes-without-medication-new-type-2-research-9q
Gestasyonel diyabette çoğu vak’ada, kan şeker yüksekliği doğum sonrası dönemde kaybolmaktadır. Gebelik sırasında diyabet ne kadar erken ortaya çıkmış ve insülin ihtiyacı ne kadar fazla olmuşsa, düzelme şansı da o kadar azalır. Doğum sonrasında  ilk takipte 6.haftada 75 gr şeker yükleme testi yapılmalıdır. Gestasyonel diyabeti olanların %50’sinde 20 yıl içinde diyabet geliştirme riski vardır. Gestasyonel diyabeti olan kadınların uzun dönem takiplerinde şeker yükleme testi genelde doğum sonrası 1.yıl ve sonrasında 3 yılda bir tekrarı önerilmektedir.Doğum sonrası dönemde kan şeker yüksekliği nedeni ile tedavi düşünülüyorsa oral antidiyabetik ilaçlar süte geçebileceğinden insülin tedavisi düşünülmelidir. Gebelik döneminde diyabet sorunu yaşayan kadınlar doğum sonrası dönemde de, ileriki yıllarda Tip 2 diyabet açısından yüksek risk taşıdıklarından sağlıklı beslenme ve egzersiz uygulamalarına devam edilmelidir.
Pregestasyonel diyabette, diyabet ile ilgli anomaliler kalp, böbrek ve nöral tüp defektlerini içermektedir. Anomali riskini azaltmak için kan şeker takibine  gebelik oluşmadan başlanılmalı ve sonrasında da düzenli olarak devam edilmelidir.
,
ZigZag
GEBELİKTE TİROİD
ZigZag

Tiroid bezi boyun ön bölgesinde yer alan en büyük endokrin organdır. Başlıca tetraiyodotironin(T4) ve triiyodotironin(T3) yapımından sorumludur. Fizyolojik etkileri arasında;fetal ve çocukluk büyüme ve gelişimi,kalp hızının, sindirim sisteminin,böbreğin işleyişi,bazal metabolik hızın ve vücut ısısının düzenlenmesi, vücut ağırlığının kontrolü yer almaktadır.Tiroid bezinin çalışması beyinde bulunan ve hipofiz adı verilen bir bezden salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir.Tiroid bezi hastalıkları,üreme çağındaki kadınlarda sık görülmektedir.Gebelik,tiroid bezi hastalıklarının gidişini,tersine,tirod bezi hastalıkları da gebeliğin seyrini, fetusu ve yenidoğanı etkileyebilmektedir.Tiroid bezi hastalıklarının uygun tedavisi,hem gebeliğin başarılı sürdürülmesi,hemde fetus ve yenidoğan üzerine etkileri nedeni ile önem kazanmaktadır.Tirod hastalıkları adet düzenini ve yumurtlamayı bozarak gebe kalmaya engel olabilmektedir. Ancak, hamilelik öncesi ve sırasında annenin ve bebeğin sağlıklı olması açısından TSH,T3,T4,Anti-TPO,Anti-TGB takipleri yaptırılmalıdır.Thyroid-and-Pregnancy

GEBELİK VE TİROİD NODÜLÜ
Gebe kadınların %10’unda nodül saptanmaktadır.Nodüllerin çoğu iyi huyludur. Tanısı tiroid USG ile konulmaktadır. Saptanan nodülün ultrasonografik büyüklüğü ve şekline göre nodül biyopsi kararı verilerek tedavi oluşturulur.
GEBELİK VE HİPOTİOİDİ
En sık nedeni HASHİMATO TİROİDİT dir.Klasik belirtileri arasında halsizlik yorgunluk,kabızlık,kilo artışı,soğuğa tahammülsüzlük,cilt kuruluğu,kas krampları,saçlarda dökülme yer almaktadır.Annedeki hipotiroidi bebekte birtakım ciddi psiko-nörotik sonuçlara neden olur. Bunun nedeni hamileliğin birinci yarısında çocuğun gelişmesi için anneden plasenta yolu ile çocuğa geçen tiroid hormonlarının azlığıdır.Gebeliğin ikinci yarısında annedeki tiroid hormon azlığı çocuğun IQ’sunun normale göre düşük olmasına,tedavi edilmeyen hamilelerde ise çocuğun IQ’sunun normalden çok daha düşük olmasına neden olur.Tedavi edilen vakalarda ise çocuğun IQ’su normaldir.Tedavide Levotiroksin(Tefor, Euthyrox veya Levotiron) verilerek 3-4 haftada bir ilaç doz ayarlaması yapılmalıdır. Bu ilaç grubu anne sütüne az miktarda geçmektedir. Emzirme döneminde hipotroidili annelerde tedavi kesilmemelidir.
GEBELİK VE HİPERTİROİDİ
En sık nedeni GRAVES HASTALIĞI’dır. Klasik belirtileri arasında sinirlilik,tireme,çarpıntı,terlemede artış,sıcak tahammülsüzlüğü,kilo kaybı,uykusuzluk,dışkılama sayısında artış yer almaktadır.Hastalık tedavi adilmezse erken doğum,doğum anomalileri,çocukta guatr ve hipertiroidi, preeklempsi ortaya çıkabilir. Tedavide propiltiyourasil(propicyl) kullanılmaktadır. Emzirme döneminde de tedaviye güvenle devam edilebilir.
thyroid
Gebelik öncesi, gebelik ve sonrasında da tiroid hormon testleri takibi yaptırılmalıdır.Hastalar ve fetüs dahiliye-endokrin ve kadın doğum uzmanı işbirliği ile değerlendirilip en kısa zamanda tedavi başlanılmalıdır.Tiroid hastalıkları tedavi edilebilir bir hastalık grubudur. İlaç veya cerrahi tedavinin yanı sıra tiroid hastalarının, beslenmelerindede dikkat etmeleri gereken kurallar bulunmaktadır. İyot yetersizliğine bağlı gelişen hipotiroidide tiroid hormon sentezi için besinlerle yeterince iyot alınmalıdır,diyette yeteri kadar B vitamini olmalı,demirden zengin besinler tüketilmeli,D vitamininden zengin beslenme ve her gün 10/15 dakika güneşle cilt temas ettirimeli. Hashimato hastalığı olanlar gluten tüketimi azaltılmalıdır, soya, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahananın aşırı tüketimi tiroid bezini büyütebilir, bunlar çiğ olarak tüketilmemelidir, tüketimi haftada bir ile sınırlandırılmalıdır. Aspartam tarzı tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır; mısır, hardal, ıspanak, fıstık, yer fıstığı, şeftali, armut, şalgam tüketimi de azaltılmalıdır.