07.01.19 (1)
ZigZag
EKİN – 4,5 AYLIK
ZigZag

Bu satırları uzunca bir zaman gündüz kendime vakit ayıramadığım günlerin geride kaldığını göstermesi nedeniyle özellikle Ekin’in gündüz uykusunda yazıyorum ki bana geçmişi de hatırlatsın. Herkesin benzer uykusuzluk hikayeleri var. Benim de uykusuz ve yorgun günlerim Ekin’in 6. Haftayı doldurması ile başladı oysa herkes bana 6. hafta ile birlikte zaten güzel uyuyan bebeğimin çok daha iyi olacağını, herşeyin düzene gireceğini söylemişti. Ekin sessiz,sakin, huzurlu, gayet güzel uyuyan bir bebekken 6. haftada bir anda gündüz uykuları 20 dakikalara düşmeye ve gece uykuları bölünmeye başladı. O ara memeye de ekstra düşkünlük başladı, tabii ben bu benimle Ekin’in arasındaki bağı güçlendirecek diye her istediğinde verdim ki olması gereken de buydu ilk 3 ay patron oydu. Sonra bir ara Ekin artık memeyi emzik gibi kullanmaya başlayınca annemin de önerisiyle emzik edindik. Bölünen gece uykularına da az da olsa deva olmaya başladı emzik. Yarı kundaklayıp emziği koyup kucağımızda hafifçe salındığımızda uykuya geçmeye başladı. Oh dedi kurtardık buna da şükür. Ben İngiltere’de yaşıyorum ve annem doğum için gelmişti yanıma, Ekin 2 aylık olunca annem Türkiye’ye döndü. Birkaç gün sonra gece uykusuna 7’de 8’de dalan bebeğimiz artık gece 10’lara kadar bir türlü dalamıyordu ve gündüz kısacık olan uykuları için ben neredeyse yarım saat onu kucağımda uyutmaya çalışıyordum. Koyduğum an uyanıyordu. Slingle dışarılarda uyuttuk, pusette asla durmuyordu, huzursuzlaştı, sürekli emdiği için kusmaları arttı. Biz yine de demek ki çocuk büyütmek böyle zor bir şey deyip eşimle birbirimizi motive edip, büyük bir özveriyle devam etmeye çalıştık. Dananın kuyruğunun kopma noktası bizim için 3. ay oldu. Ekin 3.ayını doldurdu ve benim kabus gibi günlerim başladı. Gece saat başı uyanmalar, memede uyuyakalmalar ve memeden çektiğim an ağlamalar, gündüz neredeyse hiç uyumamalar. Ben artık sürekli Ekin’i uyutmaya çalışan ama kendisi uyuyamadığı için son derece gergin, derbeder bir anneye dönüştüm. Bu süreçte eşim olmasaydı herhalde kafayı yerdim. Ekin dışında hiçbir şeyle ilgilenemedim, ne yemek ne ev işi, banyoya bile zor girer duruma geldim. Bu memlekette yalnızlık da eklenince üstüne depresyonun eşiğine gelmiş bulunmaktaydım. Aksi gibi bizi biraz rahatlatan emziği bir anda atıverdi bebeğim ve ben ne yaptıysam ne ettiysem kabul ettiremedim tekrardan.

Sürekli uyku eğitimi ile ilgili kitap okumaya, internetten araştırmaya başladım. Ama ne tamamen kendimi okumaya verebilecek enerjim ne de kararlı, istikrarlı olabilecek gücüm vardı. Çok yakın arkadaşım Melike, “Sezen az daha dayan Çiğdem Hanım’la görüşürsün ve uyku eğitimi verirsiniz, bak hayatımda yaptığım en iyi şey bu” dedi. Ben Ekin 3 buçuk aylık gibi bir zaman diliminde birgün nasıl yorgunsam artık Çiğdem Hanım’a “merhaba” bile demeden mail atmışım, sonra tekrar baktığımda fark ettim ve ikinci mailimde “merhaba demeyi unuttum, uykusuzluğuma verin” demiştim. Kabalığıma rağmen beni anında anlayan ve “çok naziksiniz” diyen naif bir insan buldum karşımda. Bunu maille bile anlayabiliyorsunuz. Çiğdem Hanım’ın 4,5 aylık olmasını bekleyelim demesiyle ben kalan bir ayı “dayan Sezen, geçecek Sezen” diyerek geçirdim. Bu süreçte sonradan anladığım uykusuzluktan dolayı huzursuz olan bir bebekle ev taşıdık eşimle birlikte, çok zor günlerdi. Taşınma sonrası iki hafta da Ekin’in eve alışması için geçince ben yine bir imdat maili attım Çiğdem Hanım’a ve sağolsun hiç beklemeden hemen başladık. Ona attığım en son mailimde “siz haneme doğan bir güneş oldunuz” demiştim. Yalan da değil ,abartı da değil. İki hafta boyunca her soruma cevap veren, bebeğimi görmeden kurulmuş saat gibi bütün biyolojik düzenini anlayan ve Beeanne’nin isminin onun arı gibi çalıştığından konulduğunu düşündüğüm bir anne vardı yanımda. Yanımda diyorum çünkü, telefonla iletişim kurmamıza rağmen eşim ve ben resmen ailemizden biri gibi hissettik onu. Eşim sürekli “dakikası bile şaşmaz mı ya” diyerek hayretler içerisinde sürece şahit ve dolayısıyla sürecin bir parçası oldu. Uyku eğitimi sırasında Çiğdem Hanım’ın yaptığı şey sabrı, iradeyi ve istikrarı öğretmek. En önemlisi de yaptığın işe önem vermeni, onu gözün gibi korumanı sağlamak. Bebekler için uyku gerçekten hayati bir öneme sahipmiş, benim huzursuz değil uykusuz bir çocuğum varmış. Ben artık uyuyabildiğim için Ekin’le çok güzel vakit geçirebiliyorum ve çok rahat kendime vakit ayırabiliyorum. “Uyusun da büyüsün ninni” boşuna dememiş atalarımız gerçekten bebek uyuyarak büyüyormuş.

Daha fazla uzatmadan, umarım bu yazdıklarım diğer uykusuz bebeklere ve annelere de umut olur. Ben bu sorunumu gerçekten profesyonel bir anneyle çözdüğüm için çok mutluyum. En ufak bir aksilikte tekrar ulaşabileceğime olan inancımla daha huzurluyum. Teşekkürler arı annemiz Çiğdem Koyutürk. İyi ki varsınız.

Sezen İngilok Uçal

BeeAnne Notu: Özellikle yurtdışında yaşayan annelerle çalıştığımda, uykusuzluk haricinde bir de yalnızlıkla başetmeleri gerektiğine şahit olduğumda anlayabiliyorum zorluklarını. Sezen Hanım ile programa başladığımızda oldukça zorlu bir sürece girmişti ama neyse ki geride kaldı o günler…Şimdi artık uykuları koruma dönemindeyiz:) Çok tatlı bir anneyle çalışma fırsatı bulduğum için, bana güvendikleri için çok şanslıyım.Ekin’i öpüyorum, yağmurlu ve soğuk İngiltere’ye sevgiler…

BeeAnne

BA-CircularCropped

2017-07-07-PHOTO-00000004
ZigZag
CAN YİĞİT (7 AYLIK)
ZigZag

Merhaba sevgili anneler,

Can 6 aylıkken başladı bizim uykusuz gecelerimiz.. Çok fazla memeye bağımlı olduğu için tüm uyanmalarında tekrar uykuya dalmak için beni istiyordu…En son onun da benim de perişan olup yaklaşık 15 dakika, yarım saatte bir uyanmaları olduğu gecenin sabahı Çiğdem Hanım’ı aradım ve uyku eğitimine hemen o gün başladık.. .Çevremdeki herkes “nasıl olacak, yazık çocuğa, işe yaramaz” düşüncesiyle yaklaşırken Çiğdem Hanım’ın desteğiyle Can’a uykuya kendi kendine dalmasını öğrenmesi için fırsat verdik ve daha ilk gece Can ve tabii ki ben tüm gece arada bir kere uyandırarak süt vermenin dışında kesintisiz uyuduk ki saat 23:00’den sabah 06.30’a kadar uyuduğumda gerçekten inanılmaz mutlu olmuştum…Daha sonraki günlerde de hiç ağlamadan uykuya dalmaları başladı, çünkü Çiğdem Hanım Can’ın doğru uyku saatlerini keşfederek onu doğru zamanlarda uyutmayı öğretti… Aynı zamanda bence Beeanne’nin eeeeen önemli farkı bana her an aynı içtenlikle yanıt vermesi oldu, hatta onunla konuştuğum zamanlarda kendimi sanki yakın bir arkadaşımla konuşuyormuşum gibi samimiyetini hissettim..2017-07-07-PHOTO-00000004

Ve o günden beri hayatımdaki yeri ve değeri çok önemli, çünkü uzattığı el paha biçilemez.. Şimdi Can 19 aylık ve herkes onun uyuma haline şaşırıyor! Çiğdem Hanım’a buradan geç de olsa çok çok teşekkür ederim annelere umut olduğu için…Ve bana iyi bir uykunun bütün güne yansıyan bir mutluluk olmasını yaşattığı için.
Selin Özkan
BeeAnne Notu: 1 yıl sonra gelen Mutlu Son sürprizine bayıldımmm:) Can ile eğitim sanki dün gibi, ne zaman 19 ay olmuş, inanılır gibi değil! Eşinin yoğun seyahatli iş temposunda arı gibi bir anneydi Selin Hanım, hem de o kadar sakin ve sımsıcak…Bol sohbetli iki hafta için ben de çok teşekkür ederim. İnşallah 19 yaşına gelince de mezuniyetler görürüz:) Sevgiler….
Çiğdem
BA-Circular-Watermark
18718291_743485952501100_923896596_n
ZigZag
DEFNE (11 AYLIK)
ZigZag

Öncelikle herkese merhaba…

Canım kızım Defnem 11 aylıkken sosyal medyada tesadüfen tanıdım Çiğdem Hanım’ı. Defnem’den önce canım oğlum Arınım’la 2,5 yıl geçirmiş ve ne uyku, ne de yemek yemekle ilgili bir sorun yaşamamıştım. 18718291_743485952501100_923896596_nBu nedenle Defne’nin doğumunda tecrübeli bir anne olduğum için kendimden emindim; sakin bir bebek olacak, karnı doyacak, uyuyacak, oyunlar oynayacak, mutlu-huzurlu ailemize yeni bir bir üye katılacaktı, ancak hayaller ve hayatlar hiç beklediğimiz gibi olmadı. Defne en başından itibarn gece uykuları olmayan bir bebekti, ilk 3-4 ayda bunun normal olduğunu ve gaz sancısına bağlı olabileceğini düşündüm. Sonraki aylarda ise bu durum; ne kolik ağrıları, ne diş çıkarma ile açıklanamaz hal almıştı! Gündüz uykusuz ve huzursuz, gece ise sürekli yanımda yatıyordu. Geceleri yattığında 20-30 dakikada bir ağlıyor, ağlama krizlerini pışpışlama-değişik sallama yöntemleri ve çeşitli ninnilerle bastırmaya çalışıyordum, hatta bunlar da yetmezse yanıma alıp emziriyordum. Kızımın gece ve gündüz uyku kalitesi ve huzuru yoktu, dolayısıyla benim de…Bunlaro anda çok da önemli değildi belki, ancak oğluma da yeterli zaman hatta hiç zaman ayıramadığımı farkettiğimde destek almam gerektiğine karar verdim.
Çiğdem Hanım’la önce küçük görüşme yaptık ve ilk başta ciddi kaygılarım olsa da kızımın uyku eğitimi almasına Çiğdem Hanım sayesinde karar verdim.
Terapi başlangıcında ilk bir hafta ara ara annelik duyguları ile zor geçti diyebilirim (sadece annelik duyguları da değil dışarıdan gelen yorumlar oldukça yıpratıcıydı, “bu kadar ağlatılır mı bebek, bırak ne zaman isterse o zaman uyusun, biz de zamanında çocuk büyüttük” gibi oldukça yıpratan yorumlara rağmen)
Çiğdem Hanım’ın sakinliği ve telkinleri sayesinde, kızımın iyiliği için zor anlarda dayandım. Birinci haftanın sonunda ise hem kızım, hem de kendim deliksiz uyku uyuduk ve sabah uyandığımızda her ikimiz de çok huzurluyduk.

Defne’yle cesaret edip hiç dışarı çıkamamıştım onbir boyunca, birinci haftanın sonunda denemeye karar verdim hatta Çiğdem Hanım önerdi bunu ve “göreceksiniz hiçbir şey olmayacak, sıkıntısız geçecek” dedi ve biz çıktık, hatta tüm günü (hızımızı alamayıp:) dışarıda geçirdik ve Defne çok mutlu, huzurlu, çevresini inceleyerek, meraklı bakışlarla ve uyku saatlerinde sıkıntısız uyuyarak bugüne kadar neler kaçırdığımızı gösterdi bize. Kızımın hem hırçın davranışları düzelmiş,sebepsiz ağlama nöbetleri azalmış, hem de iştahı açılmıştı. Ben de artık kendime, kızıma ve ailenin diğer üyelerine kaliteli zaman ayırabiliyordum.

Hala kendime kızıyorum neden kızıma ve kendime dokuz ay boyunca uyku işkencesi çektirdim. Keşke daha önce tanışsaydım Çiğdem Hanım’la ve bu eğitimi daha önce alsaydım.
Çiğdem Hanım’ın samimiyeti, sakinliği inanılmaz güven veriyor insana, bu terapi benim için sadece bir deneme-yanılmaydı “ya tutarsaydı”, ancak verdiğim en doğru kararlardan biriydi, hala zaman zaman bir rüyaymış gibi geliyor. Herşey bittikten ve düzeldikten sonra anladım daha önce nasıl bir kabusun içinde olduğumuzu… Çiğdem Hanım’a sonsuz teşekkürler bize kattıkları için…

BeeAnne Notu: Her Mutlu Son Hikayesi aldığımda bütün içtenliğimle söylüyorum gözlerim doluyor; iki hafta “bir” oluyoruz, arı gibi çalışıyoruz ve bir annenin, bebeğin nasıl bir düzenden, neye geçtiğini gözlemlemek inanılmaz bir mutluluk. Alev Hanım, benim çalıştığım en pozitif annelerdendi ama o kadar endişeliydi ki, ben aslında o endişeyi sıfırlamaya çalışmadım, zira bu konu bir anne-baba kararı ve bana ikna etmek değil, soruları cevaplamak düşer sadece. Defne, sevgili abisinin ve ayının etkisiyle aklı hep odanın dışından olan bir balarısıydı:) Şimdi 1 yaşına gelmiş bile, güzel, mutlu yaşları ömrü olsun. Kocaman öpüyorum!

Çiğdem Koyutürk
BeeAnne
BA-Circular-Watermark

xxx
ZigZag
İPEK (9 AYLIK)
ZigZag

xxxNer’den başlasam, nasıl anlatsam???? Çiğdem Hanım’dan önce, Çiğdem Hanım’dan sonra bence tam olarak doğru ifade.” Sevgili ipekciğimiz çok minnoş bir bebektiiii” desem de inanmayın, valla bizi mahvetti, 4 ay ağlar mı bir çocuk, o ağladı! Oysa ki ismini İpek koyarken hiç böyle hayal etmemiştik. 2 aylıkken de kuzucum fıtık ameliyatı oldu, e haliyle gelsin ayakta sallamalar, gitsin kucaklamalar! Yok uyumuyor, uyanık sürekli; artık her türlü sallama yöntemi mübahtı, her yol deneniyordu ve evde çıt çıkartan yanıyordu. Tabii bir de Mert Abiciğimiz vardı evde, ben içeride 2 saat uyutmaya çalışırken kuzucum babayla kalıyordu ve ben 2 cocuğumla da kaliteli vakit geçirememenin acısını yaşıyordum. Sonra bir arkadaşım anlattı uyku eğitimini ve Çiğdem Hanım’ı…Önce direndim açıkçası, niye bebeğimi durduk yere ağlatacaktım ki! Çünkü o çok akıllı ve uslu bir bebekti yanına yatıyordum, uyuyordu! Tabii ki de değildi, işte bu gerçegi gördüğümde yani uyutmak için daha çok ağlattığımı farkettiğimde denemeye karar verdim. Bu karar verme süreci biraz uzun sürdü ve 9 aylıkken başladık eğitime! Sonra da “keşke daha önce başlasaydım” dedim.

İpek çok inatçı bir bebekti, direndi, ama kısa sürede artık kendi kendine hiç ağlamadan uyuyabilir hale gelmişti, bu bizim için bir mucizeydi! Tabii Çiğdem Hanımcım, canımcım; bizimle çalıştığına pişman olmuş olabilirdi, çünkü gerçekten ben de çok duygusal bir anneydim. Bazen başının etini yedim, ama o sabırla her zaman beni yanıtladı ve destek oldu, ve tabii her zamanki gerçekçi tavrıyla😕Şu an minnoşum 12.5 aylık 3 aydır ailecek uyuyoruz😂

İpek daha hızlı büyümeye başladı; haa en önemlisi de gece milyon kez emzirdiğim için gündüz emmeyen bebeğim şu an gündüz bol bol emen bir bebek haline geldi.

Halen aklıma birşey takılsa aynı nezaket ve ilgiyle destek oluyor Çiğdem Hanım.Bizim hayatımızda iz bıraktı…
İşte böyleee, bence çok düşünmeyin ve erken dönemde başlayın eğitime, bebekler mışıl mışıl uyusun, uyusun da büyüsün!

BeeAnne Notu: Özgen Hanım bir çocuk doktoru, tecrübeli bir anne… İpek ikinci çocuğu ve o daha 4-5 aylıkken ilk görüşmemizi yapmıştık, kendisinin de yazdığı gibi eğitime başlamakta çekinceleri vardı. Uyku Eğitimi vermek bir karar ve kesinlikle anne ve babayı ikna ederek başlanacak bir eğitim değil. İkna konusu ağlama da değil bu arada, zira, metodu doğru takip ettiğinizde ve benim çalışma şeklim olan gün içinde mesajlarak uyku saatleri konusunda doğru yönlendirmeyi yaptığınızda ağlama yaşamadığımız ya da az yaşadığımız birçok bebek var. Özgen Hanım’a güzel sözleri için teşekkür ederim herşeyden önce ama başımın etini yeme kısmını kabul etmeden bu yazıyı yayınladığımızı da belirtmek isterim:) Gerçekçilik kısmı ise ayrı ve derin bir mevzuu:) İpek balına mutlu ve güzel yaşlar dilerim….

Sevgiler…

BA-Circular-Watermark

img_5615-2
ZigZag
BARTU (5,5 AYLIK)
ZigZag

Minik ellere ve minik ellerin uykusuz annelerine merhabalar:)

Bu satırları odasında mışıl mışıl uyuyan canım oğlumun verdiği huzurla yazıyorum. Tabii ki Bee-Anne’miz Çiğdem Hanım’ın sayesinde…

img_5615-2

Her şey çok kolaydı diye başlayamayacağım ancak şunu net söyleyebilirim ki, ‘Mutlu Son’a ulaştığımızda yaşanan bütün zorluklar çok geride kaldı. Bartu, çok zorlu bir bebek olmamasına rağmen doğduğundan beri hep iyi kötü bir uyku sorunumuz oldu. İlk üç ay uykuya giden her yol mubah diyerek gerek emzirerek, gerek sallayarak, gerek gezdirerek, gerekse Bartu’yu kanguru ile giyip beraber pilates topunda zıplayarak:) yani her yolu deneyerek bir şekilde uyuttuk.

Gündüz uykuları 30 dakikayı geçmemekle birlikte, akşam uykusu için saat 9’da mesaiyi açarak 11-12’ye kadar uyutma seansları ile birlikte ayları bitirdik. İlk 4 ay gece uykusu geceleri 2-3 kere kalkarak geçiriyorduk ancak gündüz uykuları hep felaketti. 4.ayımızda “kendi kendine uyuyabilir mi acaba?” diye bir denediğimizde 10 dk içinde uyuduğunu görüp, “tamam işte oldu bu iş” diye sevinmiştik. Sonrasında zorunlu bir seyahatle biraz düzenimiz bozuldu ve bütün gecemiz gündüzümüz, bütün uykularımız birbirine girmişti. Eski düzeni kurmaya çalıştıkça daha çok bozuldu. Bozuldukça ben ne yapacağımı bilemedim. Gündüz uykuları 20’şer dk olup, ben gündüzlerimin yarısından fazlasını odada içten içe cinnetler geçirerek Bartu’yu uyutmaya çalışıyordum. Geceleri ise neredeyse yarım saatte bir uyanıyordu. Hiçbir zaman çok ağlayan bir bebek olmamasına rağmen, ağlama krizlerine giriyor hatta bazen yarım saat ağlıyordu. Çünkü uyuyamıyordu ve ben kendi uykusuzluğum, uykusuzluktan kaynaklı bitmeyen gerginliğim bir yana, o uyuyamıyor ve uyuyamadığı sürece daha mutsuz bir bebek haline geliyor diye daha çok üzülüyordum. Doğumundan beri bebeğime yalnız bakmak zorunda olduğum için gündüzler ayrı yorucu, geceler ayrı uykusuz geçmeye başlamıştı ve benim, benden ötürü de eşimin de dayanacak gücümüz kalmamıştı. Son 1,5 ay boyunca kesintisiz 2 saat uykum yoktu ve sonuç; Gerçekten bitmiş bir haldeydim…

İnanın şimdi o zamanları bile unuttum.. Konu ile alakalı çoğu şeyi okuyup,  bütün uyku eğitimi metotlarını ezbere biliyor olsam da Çiğdem Hanım olmadan tek başıma yapacak cesaretim yoktu. Çünkü bu süreçle birlikte telefonun ucunda sizin birlikte yaşayan, bu duyguyu yaşayan bir ‘anne’ daha olduğunu bilmek sizi en başta cesaretlendiriyor ve inanıyorsunuz bu bebek uyuyacak 🙂

Ve uyudu tabii ki! Hatta şimdilerde uykulardan zor uyandırıyoruz. Çok şükür bu yüzden hayatımız da düzene girdi. O mutlu, biz mutlu:)

Teşekkür ederiz Çiğdem Hanım… Emeğiniz ve yüreğiniz için…

Son olarak diyebilirim ki; eğer benzer sıkıntılarınız var ise bebeğinize ve kendinize yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri olacaktır ona uyumayı öğretmek. Hiç tereddüt etmeyin ve başlayın bir yerden.

Aslı Aksay

BeeAnne Notu: Asıl ben teşekkür ederim! Aslı Hanım beni aradığında gerçekten çok yıpranmış ve sıkıntılıydı ki, beni arayan annelerin çoğu uyku sorunu nedeniyle benzer durumda genelde. Yazılanlar, çizilenler, öneriler bol özellikle bizim ülkemizde. Ancak, Aslı Hanım gibi tek başına bebeğine bakan, desteği olmayan çok da anne var ve uykusuz, huzursuz bir bebekle o güzel anların tadını çıkartmak vs. önerileri de bazen pek birşey ifade etmiyor maalesef. Neyse, ben lafı uzatmayayım, Bartu’ya böyle güleryüzlü ve mutlu bir ömür diliyorum…Sevgiler,

jjj
ZigZag
EVA (6 AYLIK)
ZigZag

6 jjjay önce dünyanın en mükemmel duygusunu yaşarken olacaklardan tamamen habersizdim…İlk heyecanım, ilk anneliğimdi.

Eva çok sakin çok problemsiz uykucu bir bebekti, ta ki 4.ayına kadar. Sonrası malum koca dönemin sorunu UYKUSUZLUK. Gündüz kurulu saat gibi asla 20 dakikayı geçmeyen uykular, gece ise saat başı uyanıp bazen güne 4’te başlamama sebep olan garip oyun istekleri…

Eva’yı sürekli kucağımda üstelik ayakta yürüyerek uyutmaya çalışmaktan ki genellikle başarılı olamamaktan perişan olmuş bir haldeydim. Bir gün tamamen tesadüf eseri bir hesap gördüm instagramda ”beeannebebekuyku”…

Önceleri tereddüt ettim kendime güvenemedim, yapabilir miyim bilemedim. Ta ki yine bir gün tam 2 saat Eva’yı uyutmaya çalışıp başarısız  oluncaya dek. Hemen sarıldım telefona ne olursa olsun yapacağım artık dedim ve Çiğdem Hanım’ı aradım. Telefonda o kadar güven veren o kadar enerjik bir sesi vardı ki, ikinci bir yere bakma veya araştırma gereği bile duymadım. Çok geçmeden başladık eğitime. İlk süreçte tamamen yalnızdım, çünkü etrafımdaki kimse eşim dahil inanmıyordu bu uyku eğitimine, hatta az dalga geçmediler benimle. İnanın kimse umurumda olmadı çünkü ben çok inanıyordum.

İnancım boşa çıkmadı ve Eva bizi çok zorlamadan kendi kendine uyumaya başladı. Bana hayal gibi geliyordu, hayatım tamamen düzene girmişti. Evimi temizleyebiliyor, yemek yapabiliyor ve en önemlisi artık geceleri uyuyabiliyordum. 2 haftanın sonunda Eva diş çıkarmaya başladı. İlk dişini anlamadık bile…

Çiğdem Hanım benim için çok büyük bir şans ve biliyorum ki onun yaptğını asla ve asla bir başkası yapmazdı. Eğitimin bitmesinin tek kötü yanı her gün konuşacak ve mesajlaşacak bir Çiğdem Hanım olmayışı…

Sabrınız, ilginiz, motivasyonunuz ve içtenliğiniz için binlerce kez teşekkür ederim… Sayenizde artık düzenli uyuyan mutlu bir aileyiz.

Atiye Koçhisarlı

BeeAnne Notu: İki hafta boyunca her gün telefonda konuşarak ve uyku saatlerini mesajlaşarak, dertleşerek geçirdiğim annelerden kopmak zor olsa da; iletişimimiz devam ediyor:) Vedalaşmıyoruz kısaca…Eva inanılmaz uyumluydu, çünkü annesi ilk günlerden itibaren doğru uyku temelleri atmıştı ve biz de meyvelerini topladık birlikte. Annesiyle harika bir ilişkisi ve iletişimi olan bu tatlı balarısına boool uykulu bir bebeklik ve sağlıklı bir hayat diliyorum. Düğününe gideceklerim listesine eklendi haliyle, eli bastonlu yaşlı BeeAnne olarak, haberi olsun şimdiden:) Sevgilerimle, 

BA-CircularCropped

 

mer
ZigZag
MERT (5 Aylık)
ZigZag

Her anne adayı gibi doğacak bebeğimi sabırsızlıkla bekledim. Bir an evvel doğsun sevelim, öpelim koklayalım, değil mi? O karnımda büyüdükçe ben de daha iyi bir anne olabilmek için hiç durmadan okudum. Herkes “rahat günlerin bugünlerin kıymetini bil” derken ben söylenenlere anlam veremezdim, zira herşey kitaplarda yazıldığı gibi olacaktı. Yakın bir arkadaşım da “karnındayken sev, sonra sevmeye vakit bulamazsın” dedikçe ben “ne diyor” diye boş boş  baktım. Veee 18 Nisan’da Mert Bey annesinin hastaneyi inleten bağırışlarıyla hayatımıza girdi. Girdi de girdiğinin 3. günü kolikle tanıştırdı bizi. Kolikli geçen 3 aya rağmen benim birtanecik oğlum geceleri annesini hiç üzmedi. Taa ki 3 ayı yarılayana kadar. Gündüzleri yarım saat uyumasına alışmıştım ama geceleri iki en fazla üç kere uyanan oğlum yarım saatte bir uyanmaya başlayınca ben artık onun annesi olmaktan çıkıp ona hizmet eden, karnını doyuran, altını değiştiren ve saatlerce uyuması için uğraşan bir köle haline geldim.  “Ben” diye birşey yoktu artık. Ortada bir eş de yoktu. Sadece Mert’in annesi vardı. Oğlum uyusun diye kolumda, ayağımda, dizimde salladım. Ve her uykuya daldığında 30 dakika içinde “ne yapabilirim” diye düşünürken, o uyandı. Duş almak vs. herşey bir lüks!

mertt

Kitaplar okudum, blogları hatmettim. Yok olacak gibi değil, karar verdim bir profesyonel yardımı almaya.  Google’da çıkan bütün danışmanları aradım. İlk sorum “ne kadar ağlayacak?”. Çünkü Mert hiç ağlamadı, sadece “gık” dedi. Her gık deyişinde annesi de babası da yanında bitiyordu.  Son telefon görüşmem  Çiğdem Hanım’laydı. Yorulmuş, ümidi kesmiş ben “ağlayacak mı? ikna edin beni neden profesyonel yardım almalıyım?” soruma ve verdiği diğer cevaplar karşılığında “tamamdır” dedim. İyi ki de demişim. Telefonda o kadar net ve kararlıydı ki Çiğdem Hanım, ben eğitime başlamadan başaracağıma inanmıştım.

Başladık eğitime ve “uyudu” diyeceğim sandınız değil mi? Ben de uyur sandım ama hayır uyumadı. Öğlen bir daha geçtik odamıza on dakika kadar ağladı ve uyudu. Hergün daha kolaylaştı ve uyku süreleri uzamaya başladı. Tam “oldu tamam” derken bizim bıdık dönmeyi keşfetti. Gece uykularını anlatmayı ihmal ettim, Mert gece de uyanmamaya başladı. Ben uyanıp oğlumu emziriyor ve uyumaya devam etmesini sağlıyordum.

Bu süreçteki her emeğim karşılığını buldu. Tek düzelen Mert’in uyku düzeni değildi, herşeyimiz değişti. Benim sürekli mıkırdanan oğlum gitti ve yerine sürekli gülen ağlamayan mutlu bir çocuk geldi. Hiç bir zaman pusette oturmayan Mert Bey pusetinde uyuyor bileeee. Eğitim çocuğumun ruh halini değiştirdi, uykusunu alan çocuk, mutlu çocuktur bunu öğrendim. Çiğdem Hanım sayesinde artık bir işçi değil bir ANNEyim. Artık eşimle vakit geçirebiliyoruz, uzun uzun duş alıyor, istediğim yemeği hazırlıyor ve bacaklarımı  uzatıp dinlenebiliyorum. Arkadaşlarımla dışarı çıkıp “ayy ne güzel çocuğun varlığı yokluğu belli değil. Ne huzurlu bebek!” yorumlarını duyuyorum. En önemlisi de artık ne zaman ne yapabileceğimi biliyorum. Ne zaman uyur ne zaman uyanır diye bir soru yok hayatımda.

“Aman ağlamasın” diyen ben, “ağlasın biraz arada olabilir” demeye başladım. Daha mutlu ve huzurlu, gelişimi hızlanmış bir bebek olduğunu gördükçe, o ağlamalara takılmayı doğru bulmuyorum artık!

Mutlu Son mu? Evveeet, hem de çok mutlu bir son. Hem de hepimiz için!

Gelelim itiraz ve itiraflara. Eşim eğitime başlarken ve eğitim sürecinde asla bana destek olmadı ve olmadığı gibi her fırsatta karşı olduğunu da dile getirdi. Şimdi ise herkese uyku eğitiminin nasıl bir mucize olduğunu anlatıyor. Kayınvalidem uyku eğitimi ile ilgili “ Boşver kızım bunları, yeni yeni kazanç kapısı icat ediyorlar. Hepimiz salladık uyuttuk” derdi. Ama uyku eğitimi süresince en büyük destekçim oldu,  inancımı arttırdı. Annem “Allah yardımcın olsun kızım” derdi ve eğitim sırasında sürekli beni motive etti. Eğitim bitip sonucu görünce “Yazık boşu boşuna para veriyor, bir işe yaramayacak demiştim içimden ama şimdi hayret ediyorum değişime” itirafında bulundu. Teşekkürler annelerimm!!

Ve şimdi de kahramanımız; Çiğdem Hanım. İyi ki varsınız! Her an yakınlığınız, sabrınız ve deneyiminizle bize yol gösterdiniz. Her itirazıma çok başarılı kapanışlar yaparak doğru yaklaşımı anlamamı sağladınız. Tanımadığınız bir insanla dost gibi olur musunuz? Çiğdem Hanım’la olursunuz…Herşey için çok teşekkürler, sizi çok seviyoruz:)

Bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum. Bu süreçte kendinize ve çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük iyiliği yapın ve ona uyumayı öğretin.

Burcu Canayakın

BeeAnne Notu: Ben hep keyif aldım diye bitiriyorum bu notları ama gerçekten öyle! Burcu Hanım’la az kahkaha atmadık gerçekten, Mert de bize katıldı bazen, mutlu ve huzurlu bir hale geldikçe telefona gülücükleri de yansıyordu🙂 Böyle güzel bir aileye mutluluk, sağlık ve bol uyku dilemekten ve baladam Mert’i kocaman öpmekten başka yukarıdaki sözlere birşey ilave etmem çok zor. Sevgiler…BA-CircularCropped

 

 

merve
ZigZag
ARYA (9,5 AY)
ZigZag

Sevgili Çigdem,

Bu yazıyı yazmakta biraz geç kaldım aslında ama şimdi düşünüyorum da senin kapını çalmakta da cok geç kalmışım:)
Çiğdem diyorum çünkü en başından beri gösterdiğin sıcak samimi yaklaşımın ve her an yanımdaymış  gibi bir destek oldun tüm süreçte.merve
Arya 9,5 aylık olmuş ve ben 2 saatten fazla kesintisiz uykuya hasret, tükenmiş bir hale gelmişken artık sabrımın son noktasında seninle tanıştım. İyi ki tanımışım, iyi ki….
Gündüz yarım saatten fazla uyumayan, geceleri 2 saatte bir uyanıp emmeden uykuya dönemeyen ve şimdi anlıyorum ki bu durumdan ötürü gayet huzursuz bir bebek olan Arya şimdi o kadar farklı ki…
Bunu başarabilmemin nedeni sensin ve senin bana olan inancın, süreci son derece profesyonel yönetmen ve samimiyetin.
Arya şimdi gündüzleri 2 defa 1.5’ar saat, geceleri ise kesintisiz 10 saate yakın uyuyor. Bunun sonucunda her geçen gün Arya çok daha mutlu huzurlu ve sağlıklı bir bebeğe dönüşüyor.
Tabii ki ben de çok daha dinç, uykumu almış, kızımla çok daha kaliteli zaman geçirir hale geldim. Eşimle birlikte birbirimize vakit ayırabiliyor, bize kalan zamanın değerini biliyoruz. Tüm bunlar için sana sonsuz teşekkürler.
Benim için şu an içinde olduğum bu durum bir hayaldi ve mucize bekliyordum bunun olması için. Mucizeyi beraber yarattık. Evet, mucizelere hep inandım ama şimdi biliyorum ki mucizeleri bazen beklemek yerine biz yaratıyormuşuz.
Sonsuz teşekkürlerim ve sevgilerimle…

Merve (Hırçın)

BeeAnne Notu: Evet, pek “Hanım”, ünvan vs. sevmeyen bir insan olsam da, tabii ki de bir ilişki modelimiz var ama bazen böyle atalım şu “Hanım”ları diyebiliyoruz:) Ne güzel ki, böyle güzel diyaloglarla ilerliyoruz, ne güzel ki hep güzel insanlarla karşılaşıyorum. Şimdi Arya’nın eğitim başlamadan önceki bir günü ve gecesi nasıl geçiyordu diye hatırlamak için dosyasına baktım da; eğitimden 2 gün önceki gecesi şu şekildeymiş: 21:15 akşam uykusuna yatış ve sonrasındaki kalkış saatleri: 21:35-23:00-00:15-3:50-5:50 ve her seferinde emerek uykuya dönebilmiş. Merve’nin de yazdığı gibi, iyi ki şimdi bambaşka bir noktadayız; iyi ki Arya sağlıklı ve mutlu bir şekilde hayatına devam ediyor. Bol uykulu, eğlenceli ve ballı-tatlı bir ömrü olsun balarımızın…Sevgilerimle,

BA-Circular-Watermark

 

 

 

unnamed-1
ZigZag
MELİKE (10 AY)
ZigZag

Uyumayan bebek yoktur, bebişine  kendi kendine uyuma fırsatı vermeyen ve bebeklerini iyi tanıyamamış anne-babalar vardır… Çiğdem Hanım ile çalışmamız sonucunda benim bebeklerin uyku düzeni ile ilgili çıkarımım bu oldu. Çiğdem Hanım ailecek hepimizin tükendiği, enerjisini bittiği bir anda sihirli değneğiyle hayatımıza öyle bir dokunuş yaptı ki, kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. Melike 10 aylık oluncaya dek hep kucakta, ya da yastık üzerinde ayakta yürüyerek uyutulmaya çalışunnamed-1ılan ve sonra yatağına bırakılan bir bebekti. Ancak gündüz uykuları yok denecek kadar kısa sürüyordu. Gece ise tam bir kabustu. Neredeyse her saat başı ağlayarak uyanıp ya mama ya su içip sakinleşerek yine kucakta uyutmaya çalışıyorduk. Çalışan anneler beni çok iyi anlayacaktır, bu tempoyla ertesi gün yorgun ve bitkin bir şekilde işe gidiyor olmak hayata karşı motivasyonumu daha da azaltıyordu. Bir de bunların üzerine Melike’yi sürekli kucakta uyutmaya çalışmaktan dolayı oluşan omuz ve bilek rahatsızlıklarım oluşunca bu işin bir çözmü olmalı diye araştırmaya başladım.

Aslında uyku eğitimleriyle ilgili daha önce araştırmalar yapmıştım. Melike’ye  hangi metodun uygun olabileceğini anlamaya çalışmıştım. Ayrıca internetten bir çok uyku danışmanlığı yapan kişinin sitesine girip inceleme şansım olmuştu. Ama yine tükenmişlik sendromu yaşadığım bir günün sabahında Çiğdem Hanım’ın sitesiyle ve onun güven veren yüzüyle karşılaştım. Birden “işte budur” dediğimi hatırlıyorum. Hemen iletişime geçtim. Kendisi sürecin başından sonuna dek bana istediğim güveni ve desteği eksiksiz sağladı.

İlk haftanın sonunu görmeden Melikem evdeki herkesi şaşırtarak kendi kendine uyumaya başladı. Gündüz uykuları uzadı ve gece hiç uyanmadan ve gece beslenmesine ihtiyaç duymadan  10 saat uyuyabilen bir bebek olduğuna hayretle şahit olduk. Şu anda omuz ağrılarım geçti, evdeki bakıcımız, eşim ve ben ve tabii ki Melike gayet deliksiz, huzurlu birşekilde uyuyoruz ve güne musmutlu başlıyoruz.

Çiğdem Hanım, iyi ki varsınız, bize özgürlüğümüzü verdiniz. Bu huzuru bulmak isteyen herkese sizi gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Sevgiler, selamlar…

Nimet Güventepe

BeeAnne Notu: Nimet Hanım, büyük bir şirkette oldukça ağır sorumlulukla çalışan bir anne ve beni arayıp direkt başlamak istediğini söylediğinde birçok anne gibi o da çok yorgundu. Hemen kolları sıvadık, Melike’yi ve alışkanlıklarını inceledim önce her bebekte olduğu gibi ve akabinde doğru ve sağlıklı uyku alışkanlığı kazandırmak için birlikte çok keyifli ve pratik:) bir 2 hafta geçirdiğimiz eğitime başladık. Bana olan güveniniz için ve eğlenceli sohbetlerimiz için ben de çok teşekkür ederim. Balküpü Melike’ye de ömrü boyunca güzellikler ve mutluluklar diler, öperim…Sevgilerimle,

BA-Circular-Watermark

 

melisa
ZigZag
MELİSA (15 AYLIK)
ZigZag

melisaEn çaresiz ve tükenmiş hissettiğiniz anda bir elin tutup sizi kurtarmasını beklersiniz ya, işte Çiğdem Hanım bizi tutan o el. 15 ay sadece emerek ve benimle uyuyan kızım, son 1,5 ay artık geceleri 15-20 dakikada bir emmek istiyordu ve gündüzleri de aşırı huysuzdu. Melisa 20 günlükken gece-gündüz ayrımı yapabiliyordu. Ama uykuya kendi kendine geçmeyi bilmiyordu ve  kendi denemelerimde inanılmaz hırçınlaşıyordu.

Aslında çok mutlu bir bebekti; ama artık o da ben de uykusuzluk yüzünden işkence çekmeye ve huysuz olmaya başlamıştık. Ben eşimin yoğun temposundan dolayı yalnız başıma yardım almadan büyütüyorum Melisa’yı. Bunun zor olduğunu tahmin edersiniz; bir de uykusuzluk ve huysuzluk eklenince son zamanlarda depresyona emin adımlarla ilerliyordum. Bir sabah kalkıp kızıma da kendime de bu işkenceyi yaşatmanın gereksiz olduğunu düşünüp yardım almaya karar verdim. 2-3 gündür zaten araştırıyordum ve hiç konuşmadan Çiğdem Hanım’a başlayalım dedim. Daha ilk geceden mucize yaşadık. Hatta her an uyanacak diye o gece yine uyumadım. “Boşuna ikimiz de o kadar eziyet çekmişiz” dedim. “Melisa da kendi yatağında yatmak istiyormuş meğer” demiştim Çiğdem Hanım’a. Aynı anda 4 diş çıkarma, büyüme haftası ve gündüz uykusunu 2’den 1’e düşürme süreci de üstüste geldi ve gündüzler için umudumu tekrar kaybetmiştim ki, 3 günde onu da çözdük.

Melisa şu an eskisinden daha mutlu. Tam bir sevgi pıtırcığı gibi dolanıyor. Algıları daha açık, çok daha çabuk öğreniyor ve anlıyor. İştahı inanılmaz derecede düzeldi. Her diş döneminde kilo veren kızım artık herşeye mama diyerek yemek istiyor. Dışarıdan da aldığımız tepkiler aynı. “Huysuzluğu gitmiş bu kızın” diyor herkes. Düzenimize ve huzurumuza kavuştuğumuz için çok mutluyuz. Onlarca defa teşekkür ettim Çiğdem Hanım’a ama bana huzur ve mutluluğu verdiği için minnettarım. Keşke daha önce başlasaymışım diyorum; bizim doğru zamanımız da bu zamanmış. Bu zorlu büyüme sürecini Çiğdem Hanım’la yaşamamız da bizim şansımızdı belki de.

Anne ve babalara tavsiyem: Asla ertelemeyin, tahammülsüzleşmeden ve tükenmeden başlayın.

Bütün bebeklere ve annelere iyi uykular…

Meltem Heybeli

BeeAnne Notu:Meltem Hanım’dan “ben hemen başlamak istiyorum” diye bir mesaj geldiğinde, önce konuştuğum anneler arasında mı diye notlarıma baktım ama ismini bulamamıştım. Sahiden de kararını vermişti, oldukça sıkıntılıydı ve tek başına uykusuz bir biçimde bir bebeğin sevgi dahil tüm ihtiyaçlarını gidermek ve bu halde bebekle iyi iletişim kurabilmek hiç kolay değil maalesef. Herkesin koşulları ve desteği eşit değil ve her bebek birbirinin aynısı değil. Melisa ile yaşadığımız süreç, bana da kendi oğlumla yaşadığım iki uykudan teke düşerkenki dönemi hatırlattı. Normalde çok rahat uykuya dalarken, bir anda sabah uykusuna direnç ya da uyusa da 20-30 dakika sonrası kalkış vb. sıkıntılar başlayabiliyor bu dönemde. Bebeğin ihtiyacına ve vücut ritmine göre hareket ederek, saat aralıklarını takiple tekrar sağlıklı uyku düzenine dönmek mümkün. Ama elbette zikzak giden bir hafta da arkasından gelebiliyor. Dolayısıyla bu süreci, bebeği de iyi takip ederek atlatmak önemli. Balküpü Melisa’yı hem diş çıkarırken, hem de büyüme döneminde sağlıklı uykulara kavuştuğu için kutluyor, kocaman öpüyorum. Güzel ve eğlenceli sohbetlerimizi özleyeceğim Meltem Hanım, güveniniz için teşekkür ederim. Sevgilerimle, 

BA-Circular-Watermark