ZigZag
AREL ALTAN – 6 AYLIK
ZigZag

Uykusuz kalıp, uyku eğitimini araştırıp, o kadar Mutlu Son hikayesi okumalarına rağmen yine de “tamam ama bizim çocuğumuz uyuyacak mı?” diye düşünen anne babalar için olsun bu Mutlu Son hikayesi:) Evet, sizin çocuğunuz da uyuyacak. Ve bunu uyku teyzelerinin yönlendirmesiyle siz yapacaksınız. Kendinize ve bebeğinize inanın, güvenin ki bu süreç rahat geçsin…
Anne olacağımı öğrendiğimden beri okuyup araştırıp, en doğrusunu ve en iyisini yapmaya çalıştım hep…Tabii ki eski düzenim olmayacaktı, bunu da biliyordum; ben sandım ki anneler az uyur,  gecenin bir yarısı kalkar,  bazen sabaha kadar uyumazlar. Ama kimse bana “HİÇ” uyumayacağımı söylememişti. Az uyumak vardı ama hiç uyumamak yoktu. Bütün işimi gücümü o uyuduğunda yapacaktım ama ne mümkün!

Kırkı çıktı düzene girmedi, gazı geçti düzene girmedi, üç aylık oldu düzene girmedi, ardındaki cümleler hep aynı, bi’ altı aylık olsun, bi’ emeklesin, yorulunca uyur ve bilimum ümit veren ama içi bomboş cümleler… Altan büyüyor , sürekli benim kucağımda oluyordu ama ben onunla nasıl oluyorsa vakit geçiremiyordum, büyüdüğünü kaçırdığım için üzülmeye başladım; onunla anılarım olacaktı aslında. Gün içinde toplamda üç saat uyumuş olmakla o gün kendimi uykumu almış kabul edecek kadar vahimdi durum. Sükür ki ben durumu erken farkettim sanırım, Altan 5 aylıkken kendi araştırmalarımla Çiğdem Hanım’a ulaştım, nasıl konuştuğumu hatırlamıyorum ama çok soru sorduğum aklımda:) Her soruya makul,  aklıma yatan bir cevap …Tek sorun Altan’ın ağlamasına dayanabilmek. Eşim ayrıca Gül Hanım’la konuştu, her cevaba ikna olduk. Ama bunlar beni kesmedi, ayrıca Çigdem Hanım’dan danışmanlık almış iki aile ile de görüştüm. Burcu Hanım ve Aslı Hanım; kendilerine buradan sevgiler:) Uyku eğitimini doktorlara danıştım, hatta biri “yok canım, biz uyku eğitimi ile mi büyüdük, siz de içgüdülerinize göre büyütün” dedi…Cocuk gelişimci yakınlarıma sordum, yok vazgeçtik.  Altan’ın ağlamasına dayanamayacağız; bir şekilde uyutuyorum nasıl olsa diyerek vazgeçtik. Ama 1 ay içinde hiçbir şekilde uyumuyordu, sabırlı ve ilgili anne gitti, sürekli uykusuzluktan midesi bulanan, başı ağrıyan, onunla sadece ihtiyaçları için vakit geçiren ve gergin bir anne geldi. Altan mı ? Ek gıdaya başladığımız süre içinde sevdiği şeylerde bile kaşığa yüzünü çevirdi, sürekli mızıklayan, ne yapsam memnun olmayan bir bebekti ve ben artık sinirlenmekten onu sevemiyordum.
Uyku eğitimine başlama kararını nasıl aldım? Gece uykularında 10-11 kez kalkmaya başladı, karnı tok olduğu için emmiyor, emmediği için de uyumuyordu. Uyusa da kucağımdan indiremiyordum, ertesi gün için hiç enerjim kalmamaya başladı. Gündüz uykusunda çok ufak seslerde uyanmaya başladı, lavaboya gidemez, musluğu açıp bir meyve yıkayamaz olmuştuk, üstünü örtmeye girdiğimde yürüken ayaklarımın çıtırdaması bile uyanmasına yetiyordu. Yine ağlayarak uyandığı bir ağlamasına tahammül edemeyeceğimi anladım ve “niye ağlıyorsun?” diye kızacağımı anladığımda onu beşiğinde bırakıp boş bir odaya gittim, sinirim geçip sakinleşene kadar ağladım ben boş odada. Altan ise beşikte ağlıyordu. Çiğdem Hanım ile ilk görüşmemizde “ilk uykularda biraz  ağlıyor” dediği aklıma gelmişti. Ben zaten ona zarar vermemek için boş bir odaya gittiğimde de ağlatmıştım. Artık uyumuyor ve zaten ağlıyordu, madem ağlayacak bunun karşılığı olsun dedim ve o an karar verdim, eşimin işten gelmesini bekledim bu konuyu konuşmak için. Ne kadar kıyamasa da, beni her gün bitmiş halde görünce sonunda “Tamam, sen ara tekrar ,deneyelim o zaman uyku eğitimini” dedi. O günden sonra görüştük tekrar, sağolsun Gül Hanım bizim programımızı kurdu, ama yok benim oğlumu uyutamayacaklar ya, ben bundan eminim ya herşeye hazırlıklıydım, eğitime pazartesi günü başladık, hafta sonunda fazla fazla yemek yapmıştım, çünkü Altan uyku teyzelerini de şaşırtıp yoracaktı, bütün aksilikler olacaktı, o yüzden ben birşey yapamayacaktım, herşey hazır olmalıydı evde. Şu an bunları yazarken tebessüm ettiğimi görüyorum, hattabu Mutlu Son hikayesini yazıyorum, çünkü Altan Bey içeride uyuyor:) Annesinin artık yazmaya, eviyle, eşiyle, en çok da kendiyle ilgilenmeye vakti oluyor . Artık saçlarımı sürekli toplamıyorum mesela, farklı yemekler denemek için vaktim oluyor. Bir toka, küpe takmak için, rahat ve keyifli duş almak için, istediğim şeyler için de yeterli vakit buluyorum….Artık meyve yıkarken suyu açmaya korkmuyorum, eğitim 15 gün ama çok çok erken sonuç alınıyor. Altan güzel güzel uyumaya başladığında ne kadar panik ve gergin olmaya başladığımı daha iyi anlamıştım, o uyuyor ben uyuyamıyordum, bir gün 3 dakikada uyuduysa ertesi gün 4 dakika olunca korkmaya başlıyordum. Gül Hanım sağolsun, güzel ses tonu ve samimi konuşması ile “sakin olun Elif Hanım, böyle yapmayın Elif Hanım” diye diye beni normale çekmeyi başardı. Şimdi de uyku saati gelince “beni yatırın artık” diye ağlayan bir bebek var.

Neler öğrendiğime gelince : Çocuğu biz ağlatmıyoruz, uyku eğitimini duyunca “çocuk uyusun diye ağlatacaksın, sen ne biçim annesin!” diyenlere kulak tıkayın, hatta bir süre görüşmeyin, uyku eğitiminden bahsetmeyin, bu iyi annelik ya da kötü annelik meselesi kesinlike değil.
*Yeniliğe açık olmayan insanlardan uzak durun, kırkı çıksın, 3 aylık olsun, 6 aylık olsun, dişi çıkıyor, emeklesin yürüsün, bir yaşına gelsin düzelir diye bir sey yok. Benim oğlum uyku eğitimi bittikten sonra iki dış çıkardı, uykusu hiç etkilenmiyor.
*Bence yeni doğmuş bir bebeğin uyku problemi var mı yok mu beklemek yerine yenidoğan dönemi bittikten hemen sonra uyku eğitimine başlanmalı, çocuklarımızın uykuya ihtiyacı var. Uyusun da büyüsün ninnisi var ya hani 🙂
Ben çok geç kalmamış da olsam, şimdi Altan’ın uyuduğunu görünce, keşke o ilk arayıp görüştüğümde hemen eğitime başlasaydım, çocuğun boşu boşuna bir aylık uykusuna sebep oldum diye hayıflanırken buluyorum kendimi…
Sanırım bu yeni düzenle ben de eski sakin, kaygısız halime yavaş yavaş geri dönüyorum. Başıma gelmemiş, belki de Altan büyüyene kadar hiç de başıma gelmeyecek o kadar çok şey sordum ki… Artık gözüm nasıl korkmuşsa…Telefonu kapattıktan sonra uyku danışmanlarımın benim için “uyku eğitimi aldı diye hoop gelsin eski hayat” diye düşünüpdüşünmediklerini bile merak etmiştim. Yok tabii ki ben önce anneyim, ama inanın hepsi korkudan 🙂
Eğitim bitti, uyuyan sağlıklı ve mutlu bir bebek , dinlenen ve yeni aktiviteler için kendinde enerji bulan bir anne-baba var şimdi. En güzeli eğitim bitti ama iletişim bitmedi:) Altan’ı özleyen uyku teyzeleri var. Ne zaman sıkışsak arayacağımız bilmenin rahatlığı… Gelsin uykulu geceler o zaman…
Belki yazacak daha çok şey var , ama özetle şunu söyleyebilirim : “Uyku eğitimi candır👌”
Sevgilerimle…

Elif Zıhlı

ZigZag
ELA – 7,5 AYLIK
ZigZag

Uykusuz, mutsuz, yorgunsan ve Mutlu Son hikayelerini okuyup “keşke” diyorsan mutlaka hemen Çiğdem Hanım’ı aramalısın…? O tatlı minik hayatımıza katıldığında dünyamız bir anda değişti. İlk bebek olmasının tecrübesizliğiyle günler geçmeye başladı ama bir sorun vardı; olması gereken düzende uyumuyordu. Yenidoğan dediğin emer uyur derler ama nerdeee… Bizim bal peteği hiçbir zaman olması gereken sürelerde uyumadı. Daha ilk aydan kendimi uyku eğitimi araştırması yaparken buldum, hayatta yapmam dediğim ayakta sallamaların esiri olmuştuk bile. Doktor arkadaşlarımı çekiştirmek gibi olacak ama ne zaman kontrole gittiğimizde uyku sorusu sorsam “kişiliği böyledir, uykuyu sevmiyordur” diye geçiştiriyorlardı beni. Etraftan klasik gelen cümleler hiç bitmedi, “Kırkı çıksın, 6 aylık olsun, ek gıdaya alışsın, yaşı gelsin, bebek ağlatılırmıymış” diye uzayan cümleler. Gündüz uykuları aylarca 30 dakikayı geçmeyip, gece sayısız kalkmalar başlayınca benim şalterler inmeye başladı.

Bir arkadaşım vasıtasıyla Çiğdem Hanım’ın ismini duymuştum. Son sabır taneciğimi de kaybedince kendisini aradım. Normalde hiç ağlayan bir bebek değildir nasıl yaparız dayanabilir miyim diye korkularım vardı. Ama daha ilk konuşmada Çiğdem Hanım’ın içten,  sakin ve huzur veren sesiyle rahatlamış ve ona güvenmiştim ? Başlamadan önceki gece çok ağlar mı diye stresten uyuyamadım ama ertesi gün ilk gündüz uykusuna sadece 15-20 dakika içinde geçince şok oldum.Hem öyle kendisini yıpratacak bir ağlama da yoktu. Eğitimin ilk gecesi de heyecandan uyuyamadım ama bizimki sabaha kadar deliksiz uyudu ?? Tabi ki zorlandığım günler oldu çünkü bebeğime tek başıma baktığım ve benden başka kimseyle temas kurmadığı için biraz fazla bağlanmıştı bana ve benden ayrılıp uyumaya biraz direndi. Olmayacak galiba diye düşünürken Çiğdem Hanım’ın “sizinle odadan erken çıkalım” artık demesiyle bir anda mucize oldu sanki direnmeden uykular başladı. Eee tecrübe sonuçta?

2 hafta sonunda kendi kendine uyumayı öğrenen, mutlu, iştahı açılmış bir uykucu balarımız oldu bizim de. Tabii eğitimin bir güzel yanı da gün sonunda Çiğdem Hanım’la olan sohbetler. Ayrıca halledemeğiniz sorunlar olduğunda yardım alabileceğinizi bilmek insanı rahatlatıyor. (örnek 2,5 ay sonra saatleri biraz karıştırdım ama tek cümleyle telefonun öbür ucundan nokta atışı sorunumuzu çözdü sağolsun )
Tekrardan teşekkür ederim Çiğdem Hanım. Kendime ayırabildiğim zamanlar yarattınız bana ve tükenmiş psikolojimi düzelttiniz, bizi kurtardınız. Uykusuzluk kader değil üzülmeyin, geriye baktığınızda kesinlikle iyi ki yapmışım diyeceğiniz uyku eğitimini almak için kendinizi Çiğdem Hanım’ın sihirli ellerine bırakın…

Gizem Özdemir/Ela’nın Annesi

BeeAnne Notu: Gizem Hanım, birçok anneden duyduğum cümleleri sanki biraraya getirmiş, benimle ilgili sözleri için çok teşekkür ederim ama inanın ben sadece yönlendiriyorum, asıl işi yapan anneler ve bebekleri:) Bal peteği demiş Ela’ya annesi, bundan sonra bunu da ekliyorum BeeAnne bebeklerine:) Çok teşekkürler güzel mektubunuz için, sevgilerimle..

.

 

ZigZag
YUSUF YİĞİT -13 AY
ZigZag

Merhaba uykusuz anne ve babalar;

Oğlumuz Yusuf Yiğit dünyaya gözlerini açtığında dünyanın en mutlu insanları olmuştuk. Hayatımız bir anda değişivermişti ve yaşam sebebimiz artık o olmuştu. Doğduğunu takip eden  ilk aylarda sürekli oğlumlaydım, önceleri  uykusuzluk ya da kendime vakit ayıramama çok dokunmadı bana, ama daha sonra zamanla yıpranmaya başladığımı anladım. Çalışan ebeveynler olarak artık kendimize de vakit ayırmak istiyorduk…

Öncelikle uyku sorununu çözmeliydik.  Uykusu giderek bozulma ve azalma gösteriyordu ve bundan dolayı da gün içinde genelde huzursuz oluyordu.  Yusuf Yiğit’ in uykusu tabir-i caizse kuş uykusu gibiydi, hiç derin uyuyamıyordu. Gündüz uykuları üç-dört seferde toplam sadece bir buçuk saatti. Bir uykusu yarım saati geçmezdi, gece ise ayrı bir faciaydı; akşam uyku saatinin gelmesini hiç istemezdik. Eşimle nöbetleşe uyutmaya çalışırken, bu çabamız en az bir-bir buçuk saatte başarıya ulaşırdı. Ve gece ayrıca sürekli aralıklı uyanır, uyutmak için mecburen sürekli emzirirdim. Geceleri ne biz, ne de Yusuf Yiğit uykusunu alabilirdi ve gündüz hepimiz yorgun savaşçılar olarak güne başlardık.

Çözüm için araştırmalar yaptık, kitaplar okuduk, uzmanların önerilerini dikkate aldık. Ama bu çabalarımız zaman kaybı ve yorgunluktan başka bir şey katmadı bize. En son bir de uyku danışmanlığına başvuralım dedik. Ama açıkçası benim hiç ümidim yoktu, Çiğdem Hanım’la tanıştık. Çiğdem Hanım Yusuf Yiğit in uykusunun iki haftada düzene gireceğini söyleyince içimden dedim ki: ‘’Çiğdem Hanım Yusuf Yiğit’ ten sonra bu kadar kesin konuşmaz artık’.”

Ve eğitime başladık. Bu sürede Çiğdem Hanım’ın büyük desteğiyle iki haftada uykusu düzene girdi.  Düzeleceğine hiç umudum yokken şimdi oğlum kendi başına uyuyabiliyor:) Yatırıyorum ve odadan çıkıyorum. Bu şekilde hem oğlumuz hem de biz daha mutluyuz. Artık kendimize de vakit  ayırabiliyoruz, oğlumla da daha verimli zamanlar geçiriyoruz.

Çiğdem Hanım’la iyi ki tanışmışız. Hep diyorum ki keşke daha önce bu eğitimi verseymişiz oğluma, artık uyku sorunu olan her ebeveyne önereceğim adres belli.

Çok teşekkürler  Çiğdem Hanım, minnettarız size.

Dr.Neslihan Günay / Yusuf Yiğit’in annesi

BeeAnne Notu: O kadar çok anne: “Emin misiniz, benim çocuğum bu işi bırakmanıza sebep olabilir, bakın:)” diyor ki…”Ne yapalım, dükkanı kapatırız biz de o zaman diyorum:))” Elbette, kısa sürede düzene giren ya da bir hafta zorlu giden bebek olabiliyor ki, bebeğin ayına da çok bağlı olmuyor bu. O nedenle, o bebeğe göre ilerliyoruz, farklı uygulamalar yapabiliyoruz vs.  Yusuf Yiğit’in babasına da ayrıca teşekkürler, zira, belki de doktor olmasının etkisiyle, uyku eğitimi konusunda bu kadar bilgili bir babaya az rastladım, çok mutlu oldum! Mutlu ve sağlıklı uykulu güzel bir hayat diliyorum….

ZigZag
ARYA – 9 AY
ZigZag

Merhaba  sevgili anne-babalar ve BeeAnne 🙂

13 aylık bi kızımız var… Arya’mız! Ben bir doktor anneyim, o yüzden her işi olduğu gibi kızımı büyütme konusu da benim için kuralına uygun olmalıydı. Doğduğundan  beri her yeni aşamada kendi çocuk doktorumuza, kendi doktor çevreme ve sonra da tatmin olmazsam sosyal medyada iletişim halinde olduğum birçok (her türlü uzmanlıktan) doktora danışarak uygulardım ne gerekirse. Taa ki kızım 9 aylık olup uykuları bozulana kadar. Normalde doğduğundan itibaren emzirdikten sonra kızım uyur ve 2-3 saate bir uyanır, emer tekrar uyurdu. Bölük pörçük de olsa uyuyabilirdim ve şikayetçi değildim bu durumdan.    9 ayın sonuna doğru emerek uyuma ve memeden ayrıldığında uyumama olayı başladı. Sonra da benim çare arayışlarım tabii…Önce gece emzirmesini kestim, bu sefer de kucaktan indiği anda uyanır oldu. Yaklaşık iki hafta kucakta uyur, kucaktan yere bırakır bırakmaz uyanırdı ya da  yatırınca 1-2 dk sonra uyanır tekrar kucağa çıkmak isterdi. Gecenin başında sabırla yatır-kaldır döngüsü tekrarlardı.

1-2-3-5-10-15-20-30 artık bu durum devam ettikçe sabrım tükenir bir süre sonra kendimi tanıyamaz hale gelirdim. Sonra eşim devralırdı geceyi. Ertesi gün işe gitmek artık çile haline gelmiş, hayat kalitem bozulmuş, resmen depresyona sürüklenmiştim. Sonra  dedim kendime; her yöntemi denemeye hazırım boşver doktorları Derya 🙂 çok karşı çıktığım ayakta sallama, çarşafta sallama dahil birsürü yöntem denedim olmadı. Sonra birkaç tavsiye üzerine Gül  Hanım ile tanıştık. Şöyle dedim: “Ne  isterseniz vermeye hazırım, n’olur kızımı uyutun! Gerçekten uyur değil mi, uyuyacak değil mi? Yoksa ben delireceğim” Gül Hanım beni sakinleştirdi, yöntemlerini anlattı ve ikna oldum, randevulaştık. Heyecanla eğitime başlıyacağımız günü beklemeye koyuldum.

Çevremdeki (doktorlar dahil) kimse bana inanmadı, “uyku koçu” ismine bile güldüler ama çoğu bebeklerini emerek uyutuyorlar. Gece birçok kez kalkıyorlar.. Biz eşimle kızım uyuduktan sonra dizimizi izliyoruz, sabah hepimiz dinç bir şekilde kalkıp güne mutlu başlıyoruz. Beeanne Ekibi hayatımızın rengini verdi resmen. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Kızımızın ilk diploması:) Herkese  gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

Dr. Derya Zengin / Arya’nın Annesi

ZigZag
DEMİR ve AYAZ (10 AYLIK – İKİZLER)
ZigZag

 

Bugün Instagram story’de ikiz bebek annesi bir annenin yazısını görünce kendime çok kızıp hemen yazmak istedim. Verdiğiniz destek bahane kabul etmez…

İkizler hep merak konusu… Aynı anda iki farklı bebeği (bizimkiler öyle) idare edebilmek müthiş bir sabır ve enerji istiyor evet… Biz Çiğdem Hanım ile tam da bu enerjinin tükendiği bir noktada buluştuk. Gece ve gündüz uykuları artık kabus olmaya başlamıştı….Bebeklerin birisi kolik, diğeri de bu kesintisiz ağlamalar sonucu uyum sorunu yaşıyordu.

Söylediğim gibi iki farklı bedeni anlamak ve doğru şekilde yönlendirmek için son derece sabır ve büyük bir çaba gerekli. Çiğdem Hanım tam bu noktada tarifsiz desteği ile bize öyle yardımcı oldu ki. Enerjinin yetmediği, artık nasıl olacağını düşünemediğin bir zamanda hayatımıza tekrar yön verdi. Program tamamlandığında ise (ben bu aşamada çok endişe etmiştim) herşey onun söylediği gibi devam etti. Bocaladığım zamanlarda bile Çiğdem Hanım’ın bir telefon kadar uzağınızda olduğunu bilmek müthiş.

Ben bugün bebeklerim uyuduğunda, kendime vakit ayırabiliyorum. Kitap okuyorum, sıcacık bir kahve içiyorum keyifle…Önceleri bu durum hayal gibi gelirdi…

Sürekli pış pış yaparak, uyusunlar diye yanlarından hiç ayrılmayarak çok sıkıntılı geçiriyordum uyku zamanlarını…Yorgun, uykusuz, aç…Bu durum bebeklerin gelişimi için de çok önemli çünkü, annenin tüm hissettiği bebeğe direkt olarak yansıyor. En çok da rahatlamış bedenim ve ruhum ile daha çok faydam dokunacak evlatlarım için seviniyorum. Daha fazla anne onlara ulaşabilsin diye her yerde bahsedeceğim.

Bizim sürecimiz biraz farklı oldu, keşke demek istemiyorum. Geçmiş aylar ile alakalı tek keşkem sizi daha geç tanımış olmak. Bu bir sınav değil, yorgunluk ve uykusuz geceler, gerçekten bir anne ve baba için tahammül edilebilir birşey değil.

İnsanın hayatında yer etmiş kişiler vardır. Kimisini hiç hatırlamak istemezsiniz, kötü anılarınızda baş rol oynarlar…Bazı kişileri ise hayatınızın bir parçası olarak güzel anılarınız arasında nereye koyacağınızı bilemezsiniz…Daha fazla anne onlara ulaşabilsin diye her yerde bahsedeceğim.

Neriman Küçük (Demir ve Ayaz’ın anneleri)

BeeAnne Notu: İkiz annelerin işi adı üstünde çifte zor…Çok sakin bebeklerde bile yapılan herşeyi iki ile çarptığınızı düşünün, gerçekten evlerdeki tempo inanılmaz olabiliyor bazen. Geç kalmak konusu tartışılır, her ebeveynin yaşadığı farklı kanımca, o nedenle de belli yaş üzeri elbette gecikme ya da daha zor olmakla beraber, uyku düzenini ağırlıklı olarak ilk 4,5 ay- 2 yaş aralığında rahat kuruyoruz. Neriman Hanım ile de daha once çalışmıştık, sağolsun Mutlu Son hikayesini gönderdi, daha çok yazacağı, okuyacağı, balarılarıyla keyifli vakit geçireceği vakti olması dileğiyle…Sevgiler,


 

ZigZag
ALYA ve ARHAN (9,5 Ay İkizler)
ZigZag

İkizlerimizin olacağını öğrendiğimizde kızımız 4,5 yaşındaydı…Hem çok sevindik, hem de endişelendik. İlk kızımız kolikli bir bebekti ve hiçbir zaman mutlu uykuları olmadı. Bu durumun iki kat hatta karesi şeklinde olması ihtimali ürkütücüydü ancak, doğum sonrası korktuğumuz gibi olmadı, koliksiz sadece gaz sorunu olan bebeklerimiz vardı. Bir dönem anneanne-babaanne desteğinden sonra bakıcı desteği ile devam ettik. Ama bu da fayda etmedi, elimizde geceleri 45 dakikada bir saat kurulmuş gibi uyanan meme bağımlısı bir Alya ve biberonla beslenen ama gece çığlıklarla uyanan bir Arhan ve her ikisine yetişememekten yorulmuş, sabrı tükenmiş bir anne-baba vardı. Çiğdem Hanım’ı bize tavsiye eden arkadaşlarımıza inanmak istesek de içten içe; “yok o bizim derdimize derman olmaz, bizimkiler ikiz, üstelik doğduklarından beri ayrı odalarda uyuyorlar, gündüzleri çıt çıksa ya da yanlarından bir an ayrılsak hemen  uyanıyorlar” dedik ve maalesef bir türlü eğitime başlamaya cesaret edemedik.  Artık yemeği bile nöbetleşe yemeye başlamıştık. Bu durumdan en çok büyük kızımız rahatsız oluyordu, artık eskisi gibi aile olmadığımızı söylediğinde, kararımızı verdik. Kesinlikle bir çözüme ihtiyacımız vardı. Çiğdem Hanım’a ağlayarak mesaj yazdığımda çok kısa sürede geri dönüş yaptı, süreci anlattı. Ona inanmak istemekle birlikte içimden “ne yapalım en kötü ihtimalle denemiş oluruz” diye düşündüm. İlk iki gün en zoruydu, çünkü o güne kadar hiçbir düzenleri olmayan bebeklere hem düzen sağlamaya hem de kendi kendilerine uyumayı öğretmeye çalıştık. 2. günün gecesi 4.30’da sıçrayarak uyandım, o kadar büyük bir sessizlik vardı ki odaya girip kuzularımı kontrol etme ihtiyacı hissettim. Nasılsa birazdan uyanırlar diye 5.30’a kadar uyuyamadım bile, ama uyanmadılar. Sabah beni güleryüzle karşılayan, dinlenmiş ikizlerimle karşılaşınca hissettiklerimi tarif etmem imkansız. Başarıyorduk, ilerleme kaydediyorduk, artık inanmak için daha fazla sebebim vardı. Ondan sonra süreç çok daha hızlı aktı, Çiğdem Hanım evimizin bir bireyi oldu, onunla konuşmadan günümü tamamlanmış saymıyordum. Onun sayesinde bebeklerimi yeniden keşfettim, onlar da beni 🙂 artık uyku saati yaklaştığında endişe etmiyorum, onlar uyurken kendime ayıracak vaktim bile oluyor. Bu mucizeyi başarmamızı sağlayan  ( Eşimin tabiriyle “uyku perisi” )Çiğdem Hanım’a ne kadar teşekkür etsek az…

Deniz Ergin / Alya ve Arhan’ın Anneleri

BeeAnne Notu: Doktor anne-baba, yoğun tempolarında artık tam biraz daha rahata ermiş, ilk kuzuları büyümüşken arkadan gelen çifte kuzular:)) Acayip de tatlılar ama ben de ilk görüşmede evdeki rutini dinleyince Deniz Hanım’dan yüreğim sıkışmadı değil…Önce bana güvendiğiniz için, sonra kararlılığınız için ve harika sohbetleriniz için asıl ben teşekkür ederim. Güzel ve mutlu ömürler diliyorum…

Sevgiler, Çiğdem

ZigZag
AREN DENİZ (16,5 AYLIK)
ZigZag

Şu an bitkin,yorgun, uykusuz bir şekilde mutlu son hikayelerini okuyorsan, sen de bizdensin ve seni temin ederim ki doğru yerdesin!

Bir bebeğimizin olacağını duyduğumuzda dünyalar bizim oldu. 9 aylık hamilelik sürecimde okunan kitaplar, makaleler, bebekler için uygulanan teknikler  hepsini  didik didik ettim. “Çok basit dedim” içimden, bebek geliyor dünyaya, herşeyden habersiz ben nasıl yönlendirirsem o şekilde büyüyüp gidecek. Bebeğimiz doğdu gerçekten de dediğim gibi oldu. Nasıl yönlenirse o şekilde gitti tek sıkıntı yönlenenin ben olmam…

Aren Deniz hiç uyuyan bir bebek olmadı. ”Aman yavrum yenidoğan bebekleri çok ağlatılmaz göbeği fırtlar, ağlatma açtır emzir” diyen çok bilen çevrem sayesinde bebeğimi ağlatmadan büyüttüm fakat geriye kalan meme bağımlısı bir bebek ve ağladığı zamanlarda panik olan ebeveynlere dönüştük.

Günler böyle geçiyor, her akşam yatma saatinde strese giriyordum. 45 dakikada bir uyanıyor  ve saatlerce geri uyutmaya çalışıyordum.”6 aylık olsun düzelir, yaşına girsin toparlayacak, eee yavrum hepiniz böyle büyüdünüz ,ah biz neler çektik annelerin kaderi bu” diyen topluluk; siz sabahlara kadar çocukla cebelleşirken evlerinde mışıl mışıl uyuyorlardı.

Dünyanın en güzel şeyine sahiptim bir bebeğim vardı ama hayatım bu şekilde kabusa dönmemeliydi. Bebekli hayat bu olmamalıydı.

Derken bu uyku işine bir çözüm bulmam gerektiğine karar verdim ve çok şükür ki Beeanne sitesini (www.beeanne.com) buldum. Çiğdem Hanım’la ilk görüşmemizde dedim “jübilenizi yaptırmaya geldik, siz bu çocuğu uyutun her çocuk uyur zaten.” Sadece güldü, meğer herkes aynı şeyi söylüyormuş:)

İlk gece için korkularım vardı elbet neler yapılacağını biliyordum ama neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Aren Deniz’i yatırmadan önce Çiğdem Hanım’la görüştük, “ben yarın size nasıl bir gece geçirdiğimizi bildiririm” dedim. “Hayır, ben merak ederim, ne zaman uyuduğunu bana yazın” dedi ve o an anladım ki bu süreçte gerçekten yalnız değilim kendi evladıymış  gibi uğraşan, düşünen, çabalayan bir anne vardı yanımda.

Elbette biraz ağladı; ağlayacak da…16 ayın düzenini bir gece de değiştiriyorsunuz ve “hayır artık ben uyutmayacağım sen kendin uyuyacaksın, meme yok, sallama yok” diyorsunuz bebeğe illa ağlayacak, kurallara itiraz edecekti ve etti de ama diğer gece daha az ağladı, sonraki geceler daha az, şu an ise öpüyorum, yatağına yatırıp odadan çıkıyorum ve sabaha kadar deliksiz uyuyor (hiç ağlamadan). Bana biri söylese şu durumumuzu en son inanacağım şey olurdu sanırım. 15 günde iştahı inanılmaz arttı, daha sakin bir bebek oldu, çünkü düzene girdik…Ailecek kaçta yemek yiyeceğimizi biliyoruz, tabii kaçta uyuyacağımızı da.

Psikolojimi geri verdiniz, bana koskoca bir gece verdiniz, kendime ait zaman verdiniz. En önemlisi uyumuş, dinlenmiş, sabırlı bir  anne hediye ettiniz oğluma. İyi ki sizinle tanışmışım sabrınız, sakinliğiniz, verdiğiniz destek benim için çok önemliydi herşey için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.

Annelerin kaderi böyle diye bir şey yok sadece uyku uyumayı bilmeyen bebekler var.

İlayda Düzağaç

BeeAnne Notu: Afyon’da da bir kapımız oldu:) Bazı insanların kalbi yüzüne, sesine vurur, yazısından da anlayacağınız gibi sıcacık bir anne. Bir tanecik oğluyla mutlu ve güzel bir ömür diliyorum. 

ZigZag
ADA – (13 AYLIK)
ZigZag
Herkese merhaba,
Bu satırları yazarken “Uyku eğitiminden öncesi nasıldı?” sorusunu eşimle kendimize sorduğumuzda, gerçekten de çok fazla hatırlamak istediğimiz hatıralarla dolu olduğunu gördük. Çok değil 1 ay öncesine kadar gece uykusunu unutmuştuk. Ada bizim yatağımızda yatıyordu. Saat başı uyanıp meme istiyordu. Saat başı uyanmak bir yana özellikle eşimin emzirirken çektiği çile artık tahammül edilemez bir hal almıştı. Bunun yanında saat başı uyandığımız için de sabah kalktığımızda işe gidecek gücü bile kendimizde bulamaz hale gelmiştik.
Gündüz uykuları ise keza aynı şekilde çok düzensiz ve kabus gibiydi. Ada kendi yatağında uyumadığı için sürekli gözetlemek zorundaydık. Uykuya dalması için türlü numaralar denemek zorunda kalıyorduk. Uyuduğu zaman da farklı problemler vardı. Sonuç olarak, Ada uyurken bile bizi meşgul ediyordu. Dinlenme şansımız dahi yoktu.
Çalışan anne baba olarak bu durum bizim hayat enerjimizi dahi söndürmüştü. Hayattan bile zevk alamaz durumdaydık. Ada da düzenli uyuyamadığı için gün içinde çoğu zaman huysuz ve halsizdi. İştahı bile etkileniyordu.
Bu gidişe bir dur demek gerekiyordu. Internet üzerinde uyku eğitimi ile ilgili araştırma yapmaya başladık. Eşimin de benim de aklımda bir çok soru işareti vardı. Olumlu olduğu kadar bir çok kişinin de olumsuz baktığını da biliyorduk bu eğitime. Eşimle birbirimize verdiğimiz destek ile bu işe başlamaya karar verdik.
Ve… BeeAnne ile tanıştık 🙂 Bundan sonrası sanki hayatımızda yeni bir sayfa açılmış gibiydi. Gül Hanım ile görüşmeler yaptık ve yönlendirmelerine harfiyen uyduk. Sağolsun bize çok yardımcı oldu ve ilgilendi. Aklımızdaki endişeleri giderdi.
Ada’nın uyku eğitimine başladığı 2. gün sonunda bile büyük yol katetmiştik. Biz bile eşimle buna inanamıyorduk. Geceleri uyku uyumaya başlamıştık. Ada’yı yatırdıktan sonra, çaylarımızı demleyip sohbet etmek gibi çılgınlıklar yapar duruma gelmiştik 🙂 Hayat kalitemiz inanılmaz artmıştı. Hem biz hem de Ada artık daha mutluydu. O da daha fazla ve kaliteli uyuyordu biz de.
Şu an Ada 14 aylık. Yaklaşık 1 ay oldu. Geriye dönüp baktığımız da iyi ki uyku eğitimi vermişiz diyoruz. Başlamadan önce yalnızca bir “hayal” gözüken uyku düzeni artık “gerçekten” var.
Teşekkürler Gül Hanım ve Çiğdem Hanım!
Arda – Pınar Aladağ
Bee-Anne Notu: Bu sözlerin üzerine söyleyecek pek birşey yok aslında, uykusuz ebeveynlik ve getirdiği stresin olumsuzlukları yadsınabilir gibi değil. Ada’ya ömür boyu mutluluklar ve bol uykulu günler…
ZigZag
ALİ ÖZGÜR (5,5 AYLIK)
ZigZag

Merhaba BeeAnne,

Ali Özgür’le birlikte yaratılış sebebim neymiş onu daha iyi anlamaya başladım. Onu kucağıma aldığım ilk dakikaları dün gibi hatırlıyorum. Hastane yatağında  daha kendime bile gelememişken kalbimin ucundan sarkarak aklımın has köşesine düşen nur tanesinin gelmesini heyecanla bekleyişim sadece birkaç damla gözyaşı ile anlatılabilir. Zihnimden klavyenin tuşlarına dökülen sözcüklerle nasıl anlatabilirim değil mi minik bebeğimin kalbime bıraktığı ilahi mührü?

Bebeğimle birlikte yaşama daha sıkı sarılmaya başladım. Değişmez dediğim bir sürü alışkanlıklarım artık yok. Şimdi her şeyi minik bebeğimin daha rahat ve mutlu olması için düzenliyor ve şekillendiriyorum. Bu seyir halinde tek başıma halledemeyeceğim bazı sorunlarla karşılaştım ve anne acemiliği ile kendimce çözmeye çalıştım. Bazen iyi besleyemedim bazen uyutamadım bazen susturamadım. Etrafımdan sürekli yardım bekledim. İlk çaldığım kapı annemdi. Onun şefkatli kollarından başka kime emanet edebilirdim değil mi? Beni el bebek gül bebek büyüten annem yine cesurca ipleri eline aldı ve bana yardım etmeye başladı. İlk bir kaç ay bu şekilde geçti. Annemin tecrübe ile edindiği bazı bilgileri uygulamaya başladık. Eşimle uyutmayı başaramadığımız bebeğimizi annem kendi yöntemleriyle uyutmaya başladı. Nihayet beş ayımızı bu şekilde tamamlamayı başardık. Ben de birşeyler öğrenmeye başlamıştım. Annem olmadan da bazı kararları cesurca almaya başladım. Kendi tarzımı oluşturmayı başarmıştım. Beslenme düzenini ayarlamayı, emzirmeyi, besledikten sonra gazını rahatça çıkarmayı, onu yıkamayı annesi olarak yapmam gereken daha birçok şeyi ustaca yapmaya başladım. Fakat birşey istediğim gibi olmuyordu. Eksik bir şey var gibiydi. Bunu benden başka kimse hissedemiyordu. Bebeğim her ağladığında        ” karnı acıkmıştır besle”, “gazı vardır, çıkart” gibi tavsiyelerde bulunuyorlardı. Ben de onların tecrübelerine inanarak söylediklerini uyguluyordum. Uyguluyordum ama hiç içime sinmiyordu.

Etrafımdaki annelerin tavsiyelerini ikinci plana atmaya karar verdim ve bilimsel yöntemlerin bebek büyütme ile ilgili ne gibi akımlar ürettiklerini araştırmaya başladım. Huysuz bir yaradılışı olduğu iddia edilen bebeğimin aslında huysuz olmadığını uyku düzenindeki bazı bozukluklar yüzünden böyle davrandığını fark ettim. Sonra beş aylık bir bebek için uyku düzeni nasıl ayarlanır araştırdım, birsürü yöntemle karşılaştım. Kendimce uygulamaya başladım fakat başarılı olamadım. Uzmanların görüşlerini okuyup uygulamak yerine bir uzmana danışıp onunla birlikte bir yola girmeye karar verdim ve Gül Hanım ile tanıştık. Gül Hanım ile birlikte uyguladığımız yöntemle verimli sonuçlar elde ettik. Onbeş günü nihayet tamamladık ve bebeğim gün içinde uyuması gereken saatleri mışıl mışıl uyuyarak geçirmeye başladı.

Bebeğim ilk geceler ağladı. O zamanlar Gül Hanım’ın desteği hiç eksik olmadı. Hep yanımızda oldu ve nitelikli uykuyu oğlumun günlük rutinleri içine yerleştirmeyi başardı. Uyku eğitimi biteli iki gün oldu ve oğlumuz mışıl mışıl uyumayı öğrendi. Biz de bir bebek nasıl uyutulur öğrendik. Her şey için çok teşekkür ederiz iyi ki varsın BeeAnne.

 

ZigZag
ECE (9 AYLIK)
ZigZag

Merhaba Beeanne?

Öncelikle sizinle karşılaştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. İkinci çocuğumu büyütürken doğru bildiklerimin aslında yanlış olduğunu sizler sayesinde öğrendim.

Kızımın 4,5 ay gaz sancıları sürdü. Biz de sakinleştirmek için sallayarak, emzirerek uyutmaya çalıştık. Sancıları bitti ama bunlar alışkanlık olarak kaldı, emerken uyusa bile yatağına koyarken daha da ağlamaları arttı. Artık sallayarak ve emzirerek uyutmak mümkün olmuyordu. Kızım 8,5 aylık olmuştu, düzelir  diye beklerken uyutmak daha da zorlaşmıştı ve ağlamaları da artmıştı. Kendimi çok çaresiz hissetmeye başlamıştım. Uyutamayınca ağlıyordu, ben de uyutamadığım için ağlıyordum. Uyutma saatlerimiz 1 saati geçiyordu ve uykuları hep çok kısa sürüyordu, üstüne bir de geceleri de sık sık uyanmaya başlamıştı. Her seferinde emziriyordum yeter ki uyusun diye.

Uykuyla ilgili internette araştırma yaparken sizin sitenizi gördüm ve hemen aradım. Beni anlayan bana derman olmak isteyen çok sevgili Çiğdem Hanım çıktı karşıma. İlk konuşmamız da bile mutluluktan yerimde duramadım ve eğitime başladık. Yeter ki küçük balarım? mutlu, huzurlu uyusun diye. Çiğdem Hanım ve Gül Hanım’ın desteğiyle kızım ilk geceden itibaren deliksiz uyumaya başladı. Ben de ilk defa uyanmadan huzurlu bir gece geçirdim, inanamıyordum. Gündüz uykularınıda artık ne zaman uyutacağımızı da biliyoruz, sizlerin sayesinde uyku ve beslenme düzeni oluştu. Kızım uyku aralarında artık daha mutlu?.
Uyku eğitimine başlamadan önce çok tedirgindim. Ama sizin konuşmalarınızla ve desteğinizle herşey yoluna girdi. Ailem artık daha? mutlu, mutluyuz. İyi ki varsınız, iyi ki sizinle karşılaştım. İyikilerimdensiniz?. Sabrınız, özveriniz için sonsuz teşekkürler…

Sevgilerimle Çiğdem Hanım ve Gül Hanım
Nurdan Nogay