elvermek
,
ZigZag
EL VERMEK
ZigZag

EL…

Yüzyıllardır, şifasından, enerjisinden yararlandığımız, canımız acıdığında acıyan yere götürdüğümüz, omzumuza dokunduğunda rahatlayıverdiğimiz. Hele de o iki kelime: El vermek! El ve vermek yanyana, var mı ötesi? Sözlük anlamıyla yardım etmek ile sınırlı olsa da, o verilen el kalpten gelirse sözlükler yetmez açıklamaya.

Anne olduktan sonra, birinin size el vermesinin nasıl değerli birşey olduğunu anlamadık mı hepimiz?

Sıkıntımızı paylaştığımızda, kalpten bir ‘offf’ dediğimizde; “ama o daha küçük, annesi” ya da “böyle böyle büyüyecek” sözleri miydi duymak istediğimiz? Yoksa; “ver elini, rahatla biraz; sana nasıl bir yardımım dokunur muydu?” Biz zaten, en değerli varlığımızın, daha çok küçük ve büyüyeceğini bildiğimize göre, evet, ihtiyacımız olan bizi anlamaya çalışan, bizi dinlemek isteyen, kısacık da olsa “geçecek bu zor zamanlar, ben yanındayım” diyenin olmasıydı.

BeeAnne’yi kurarken, sanki elinde sopası olan birisi arkada “el vermeyi unutma” dedi durdu bana. Korktum hatta ara ara. Nihayetinde profesyonel bir iş kuruluyor ama öyle bir iş ki; el vermeden, kalpten vermeden olmaz, anlamadan olmaz.”Neye ihtiyaç var, nasıl olmalı ki o el dokunsun uzaktan da olsa” diye düşündüm hep.Umarım bu duygularla hazırlamaya çalıştığım; tasarımından tutun, en önemlisi içeriğine kadar çok özendiğim BeeAnne, size de el verir, uykusuzluk nedeniyle yaşanan sıkıntıların yerini, daha mutlu ve huzurlu bebekler alır.

Sevgilerimle…